Pages

Ads 468x60px

Alzheimer’la İlgili Yeni Bir Nörolojik Bozukluk

Bir çalışmada araştırmacılar Alzheimer hastalığına yol açan yeni bir nörolojik bozukluk tespit etmiştir.

Dr. Peter Nelson New York’ta yaptığı çalışmaya göre yaşla ilgili beynin kısımlarında gerçekleşen bozukluklara ışık tutmuştur. Alzheimer hastaları bir protein olan beta-amiloid birikmesi sonucu beyinde yumrulanma yaşarlar. Damar tıkanması plaklar ve yumrular ile olur. Hafıza sorunları sıkça yaşanır. Bir şeyi hatırlama ile unutma arasında sıkça gidip gelirler.

Geçmiş çalışmalarda bu hastalığın erken aşamaları üzerinde durulurken son çalışmada beyne etki eden nörolojik etkileri ve protein temelli bir bozukluk üzerinde durulmuştur. Bu çalışma sayesinde Alzheimer tanısı ve tedavisi kolaylaşabilir. Beynin belirtilen kısımlarında gelişen anormallikler ve hastalığın tedavisi için bu çalışmalar umut veriyor. Beynin ön ve orta frontal kısımları, beyin sapı bölgeleri incelenmektedir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Anksiyete Alzheimer Hastalığına Neden Olabilir

Bellek ve düşünme becerileri hafif bilişsel bozukluklar beyinde yaşanırken ruhla da ilgilidir.

Bireyi ve çevresini etkileyen bu rahatsızlıklar yaşla birlikte daha da ilerler. 65 yaş üzeri kişilerin %10-20 sinde bilişsel sorunlar görülür. Alzheimer en sık görülenidir. Araştırmalara göre anksiyete varlığı bu hastalıkları tetikler. Kanada Toronto Üniversitesi araştırmalarına göre bu durum riski %135 oranda artırmakta. Beynin büzülmesiyle beraber bilişsel tüm yetenekler körelmeye başlıyor ve Alzheimer görülüyor.

Klinik depresyon sonucuna göre her hastanın bu riski yaşama durumu farklıdır. Anksiyete endişe giderici tedavilerin erken aşamalarda önlenip tedavi edilmesi gerekir ki, ileride beyinsel sorunlar önlenebilsin. Hafıza sorunu olan her yaştan kişide aslında anksiyete ve ruhsal sinirsel sorunlar da vardır. Bilinçli olup erken tedaviye gitmek gerekir. Davranışsal stres yönetimi terapilerine de düzenli olarak gitmek gerekir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Beyin İçin B12 Vitamini ve Folik Asidin Önemi

B12 vitamini ve folik asidin beyni geliştirip desteklediği konusunda kesin bir bilgi yok.

Çünkü bazı çalışmalar bunu bazıları da aksini savunuyor. Hollandalı araştırmacılar bu takviyelerin içilerek beynin beslenmediğini savunmakta. Bunama, demans ve Alzheimer gibi bilişsel beyin hastalıklarını önledikleri çok konuşuluyor. Beyin gücü için doğal bir yakıt olabilirler. Nörologlar araştırmalarında beynin yaşlanmasını erteleyen ve iyileştiren iki bileşen olarak bu maddeleri görmekte.

Bu iki bileşen yüksek düzeydeki amino asit ve homosistein kan seviyelerini düşürmeye yardımcıdır. Uzun vadede kullanımı hafıza ve düşünme yeteneklerimizi de destekleyebilir. Yaşla birlikte kaybolan hafıza ve beyin yetenekleri B12 vitamini ve folik asit sayesinde artabilir. Her araştırmacının söylemi farklıdır kimilerine göre aksine hafızaya iyi gelmez hatta bilişsel dengeyi geriletebilir. Konuyla ilgili geniş kapsamlı çalışmalar yürütülmektedir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Loğusalıkta Süt Üretiminiz Az mı?

Birçok yeni annenin aklına takılan sorunların başında acaba sütüm yeterli mi sorunu vardır.

Bu da bebeği sürekli emzirmenize yol açar ki bu hatalıdır. İyi haber birçok annenin fazlasıyla süt üretebilmesidir. Böylece siz fazla kilolarınızdan kurtulursunuz bebeğiniz normal gelişimini tamamlar. İlk birkaç günde fazlalıkların %5 ila %10 u gider. İlk haftadan sonra bebeğinizin normal gelişimini sürdürdüğünü göreceksiniz. Bebeğin yeterli derecede süt aldığını nasıl anlayacaksınız?

Gün içinde en az 5-6 kez uykuya dalıyorsa ve sorunsuz oluyorsa, sağlıklı görünüyorsa, keyfi yerindeyse, dışkı rengi  sarıya dönük açıksa bunlar iyiye işarettir. Fakat her zamankinden daha az süt emmeye başladıysa göğsünüzden daha az süt geliyorsa bebeğiniz zayıflıyorsa daha kısa sürede doyuyorsa bunlar da kötüye işarettir. Göğüslerin zarar görmemesi, 6 aydan önce sütten başka bir şey verilmemesi, sıkça bebeğin beslenmemesi, sizin de sağlıklı olmanız gerekiyor.
Kaynak.7gunsaglik.com

Göğüs Ucu Konfüzyonu Nedir, Bebeği Nasıl Etkiler?

Bebekler emzirme döneminde daha çok süt istediğinde annede de bu sorun varsa zor durumda kalacaksınızdır.

Meme ucu konfüzyonunda meme ucu kapanır şişer büyür vesaire bebeğin emmesi engellenir. Bu durumda göğüslerden süt sağmak ve iyi bir şekilde muhafaza etmek önemlidir. Memeden ememeyen bebekler onlar için özel üretilmiş bu emzikli biberonlardan yine anne sütünü alabilir. Acıktığında ağzını ilk açtığında hemen onu uygun konuma getirin ve besleyin.

Yüzünün 40 kasını kullanmaya ihtiyacı vardır, süt emmeye programlı gibidir. Meme ucu sorunlarında bu şekilde rahatça sütünü içebilir. Sert ya da rahatsız gelirse zaten o size tepki verecektir. Süt sağmada da sorun yaşarsanız en yakın uzmana danışın ve fikir alın. Sütünüz çok geldiği zaman bolca depolayın. Fazla miktarda süt alırsa 24 saat içinde daha az beslemeye özen gösterin ve bu düzeni devam ettirin.
Kaynak.7gunsaglik.com

Geç Yaşta Gebeliğin Olası Riskleri

Yıllar boyunca tekrar eden düşükler, başarısız gebe kalma denemeleri, tüp bebek tedavileri sizi yordu.

40 yaşından sonra gebe kalabildiniz. Peki şimdi ne olacak geç yaştaki gebeliklerin olası riskleri neler? Bebekte öncelikle sağlık problemleri olabilir. Gebelik çok az durumda başarıyla sonlanır ve doğum sağlıklı bir şekilde gerçekleşir. İster maraton koşucusu profesyonel bir sporcu kadar sağlıklı olun, ister egzersize ve beslenmeye önem veren biri bu değişmeyebilir.

Bebek sağlıklı da doğsa maalesef geç gebeliklerde ilk birkaç ay yaşayıp sonra ölebiliyorlar. Bir gün nefes alamadığını fark etmek korkunçtur. Buna karşın iyi örnekler de vardır. Amerika’da 50’li yaşlarda dahi sağlıklı gebelik geçiren sağlıklı bebek doğuran birçok kadın var. İleri yaşlarda görülen tüp bebek tedavisi doğum sorunlarına da yol açar. Kanser varsa doğumu düşünmemelisiniz. Kalp hastalıklarında da durum aynıdır. Hem annede birçok hastalık başlayabilir hem bebekte sorunlar oluşabilir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Hamilelikte Selülitler Daha Fazla İlerler mi?

Evet, gebelikte var olan selülitlerinizin durumu daha da kötüleşir.

Fakat doğumdan sonra normal kilonuza dönerseniz selülitler azalacak hatta bazı kadınlarda tamamen geçebilmektedir. Selülitler deri altında cepler şeklinde biriken yağ ve su dokularıdır. Gebelikte kilo alımı ile ve sonrasında fazlalıkların verilmesi ile cilt değişimleri bunu tetikleyebilir. Kolajen lifleri cilt ile yağları esneterek birbirine bağlar. Gebelik yağ üretimi ve selülit gelişimi için kritik bir süreçtir.

Yağ hücreleri şişerek cilt yüzeyinde görünür hale gelir. Tipik portakal kabuğu görünümü verir. Bu da rahatsız edicidir. Selülitler en çok kalça, basen, bacak, baldır, diz, kollarda görülür. Ancak bu bir hastalık değildir. Gebeliği bitirmez veya bebeğe ya da anneye zarar vermez. %85-98 kadında selülit sorunu vardır. Gebelikte biraz daha belirgindir. Ailede annede varsa genetik olarak büyük ihtimalle sizde de olacaktır.
Kaynak.7gunsaglik.com

Göz Kanlanması Çok Tehlikeli Bir Durum Olabilir!

Herkes zaman zaman gözlerinden kaynaklanan sıkıntılar yaşayabilir. Son derece hassas ve önemli olan gözümüz, günlük rutin islerimizi gerçekleştirmemiz, okuyup yazabilmemiz vb faaliyetlerimizde bize en çok yardımcı olan organımızdır.

Ancak zaman zaman özellikle çok yorgun olduğumuz durumlarda gözümüzle ilgili çeşitli sıkıntılar yasayabilmekteyiz. Bu sıkıntıların başında da göz nezlesi gelmektedir.

Çok ani bir şekilde ve zamanda gözünüz birdenbire kızarmaya ve kaşınmaya başlayabilir. Pek çok kişi bunu dikkate almaz ve kendiliğinden iyileşmesini bekler. Ancak bu durum tamamen göz içindeki damarların, kanı dışarı vermesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle gözünüzü çok kaşımadan ve çok beklemeden uzman bir kişiye gösterip muayene ettirmenizde fayda var. Lens kullanan bireyler bu gibi sorunlarla karşılaşabileceğinden lenslerinin temizliğine dikkat etmelidirler. Göz kuruluğu ve alerji durumları da göz canlanmasına neden olan diğer önemli unsurlardandır. Tüm bunlarla beraber sürekli olarak bilgisayar başında bir iş yapıyor iseniz gözünüzün yorulmaması için doktorunuzdan gözlerinize uygun bir dinlendirici gözlük almanız ve çalışma saatlerinizde kullanmanız yararınıza olacaktır
Kaynak.7gunsaglik.com

Romatoid Artrit Gözlerimizi Nasıl Etkiliyor?

Romatoid artrit şişkinlik ve tahriş ile karakterize iltihabi bir hastalıktır.

Vücudunuzun savunma sistemi (bağışıklık sistemi) virüs ya da bakteri gibi yabancı işgalciler yerine kendi vücut dokularına saldırdığı zaman RA inflamasyon oluşur. Bu saldırıların çoğu eklemlerde ortaya çıkabilir, ancak RA inflamasyon aynı zamanda vücudunuzun diğer bölgelerini etkileyebilir.

Özellikle de gözlerimiz hassastır. RA, gözyaşı kanalları, gözün dış parçaları, ve gözün iç kısımlarını etkiler. Kuru gözler, kızarıklık, ağrı veya görme kaybı varsa, bir tanı ve tedavi için göz doktoruna gidilmelidir.

Kuru göz sendromunda göz yaşı gelemez ve gözde kuruluk başlar. Yanma, sümük, kızarma görülür ve teşhisi için Schirmer testi yapılır. Göz nemini kazandırmak için merhem ve damla verilir. Gözün iç ve dış kısımlarında iltihaplanma görülebilir. Bulanık görme, karanlık noktalar, kızarıklık, ağrı ve ışığa duyarlılık görülür. RA eklemlerimizin haricinde gözlerimizi de olumsuz etkiler.
Kaynak.7gunsaglik.com

Hatalı Kontakt Lens Körlüğe Neden Olabilir

Numaralı gözlük için alternatif bir yol olan kontakt lensler hatalı kullanımda körlüğe yol açabiliyor.

Keratit yapısına zarar veriyor ve gözde enfeksiyona sebep oluyor. Ulusal enfeksiyon hastalıkları merkezi ABD araştırma merkezinden Dr. Jennifer R’ye göre gözün keratit yapısı ciddi anlamda önemli bir yapı. Kontakt lensin temas kurduğu bu alan enfeksiyon kaptığı takdirde körlük başlayabilir. Kontakt lensler gözlükle uğraşmadan kullanıcılarına iyi görme olanağı sunuyor, ama dikkatli değilseniz onlar da enfeksiyona neden olabilir.

Çıkarınca sürekli temizlediğiniz lens kabına koymanız toz kapmasını önlemeniz gerek. Lens bakımını uzmana ve optikçilere yaptırın. Kesinlikle medikal eczane ve optikçilerden kaliteli lens alın. Enfeksiyon ağrı ve körlük olmaması için önerildiği gibi takın ve kullanın. Aşınma mikrobiyal iltihap keratit ve diğer göz komplikasyonlarını ancak siz önleyebilirsiniz. Su ve sabunla dokunmadan önce temizlik yapın. Eller iyice yıkanmalı. Lens solüsyonu kullanın. Daha sonra kuru mendille silin. Bakımı ve kullanımı dikkatli yapın.
Kaynak.7gunsaglik.com

Çocuk İlaçlarında Doğru Dozu Ayarlamak

Çocuk ilaçlarında sıvı şuruplarda özellikle çay kaşığı ve tatlı kaşığı ile sürekli dozu değiştirmek hastalıklara sebep olabiliyor.

Yanlış talimatları uygulamak veya ilaç açıklamalarına uymamak kötü sonuç doğuruyor. Doğru bir uzmanın reçetesi gerekli doğru ilaçtan sonra doğru dozu almak önemli. Ebeveynler çocuklarına doğru dozda ilaç vermeli ki bunun için ml gibi bir ölçek birçok sıvı ilacın kendi kaşığında mevcut. Ağızdan alınan sıvı ilaçların hatalı doz ayarlaması sonucunda birçok zehirlenme vakası görülüyor.

Ml dozajı bile geçmek çocuk, bebek ve gençlerde istenmeyen sonuçlar yaratıyor. Ebeveynlerin %40ı yanlış dozda ilaç veriyor. Genelde verilen dozdan daha fazla miktarda ilaç çocuklara veriliyor. İlacın kendi dozajlı ölçü veya kaşığı kullanılmalı, asla mutfaktan bir kaşık kafanıza göre alınmamalıdır. Pediatrik ilaçlarda eczaneler de bilinçli çalışmalar yapmaktadır.
Kaynak.7gunsaglik.com

Çocukların Bağışıklık Sistemi Normal Doğumla

Sezaryenle doğan çocuklar normal doğumla doğanlara göre daha farklı bir bağırsak florasına sahip.

Bunun bağışıklık sistemi için ne ifade ettiği ise halen bilinmiyor. Bu çalışma için fare yavruları ve klinik deneyler kullanılmıştır. Sezaryenle doğan bebeklerin bağışıklık sistemlerinin daha güçsüz ve savunmasız olduğu için bu hücrelerin geliştirilmesi gerekiyor. Anne bakterisi burada önem taşıyor. Doğal yolla yani normal vajinal doğumla doğan bebekler anne bakterisinden daha çok yararlanıyor.

Anne bakterisi ise bir bebek için çok önemli. Hijyen hipotezine göre bebek bünyesi zararlı bakterilerle doğal yararlı bakterileri ayırt edebiliyor. Sezaryen doğumda yararlı olan bağışıklığı destekleyen bakterilerden daha az yararlanılıyor. Tip 1 diyabet ve benzeri otoimmün hastalık riskleri de daha yüksek. Normal doğumla doğan çocuklar daha dayanıklı.
Kaynak.7gunsaglik.com

Kanserli Çocuklarda Kalp Hastalığı Riski

Kanserle savaşan hayatta kalmayı başaran çocuklarda kalp hastalığı riski muhtemeldir.

Bu çocukların %70inde ileride gelişmesi muhtemel kardiyovasküler hastalık riski vardır. Kronik sağlık durumunu tetiklemektedir. Kalp hastalığı inme ve diyabet gibi riskler söz konusudur. Bu metabolik bir sendromdur. Çocukluk çağında kanser olanlar %7 ila %60 arasında metabolik sendrom prevalansı içindedir. Teşhisi mühimdir ve şu belirtilerle gelir.

Abdominal karın bel yağlanması,
Yüksek kan basıncı,
Yüksek kan şekeri,
Yüksek trigliserit,
Düşük HDL kolesterol seviyeleri.

Metabolik sendrom prevalansı yağ ve şeker içeriği yüksek olan diyetler gibi kötü beslenme alışkanlıkları ile ilişkilidir. Düzgün beslenmemek obeziteyi kalp hastalıklarını ve kanseri çağırır. Katılımcılar medikal ve laboratuvar testlerine tabi tutulmuştur. Kadınlarda bu risk 2.4 kat daha fazlayken erkeklerde 2.2 kat fazladır. Kanser geçirmek kötü yaşam tarzı alışkanlıkları kötü beslenmek ve obezite bunların nedenidir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Gençlerde Depresyon, Egzersiz Yaparak İyileştirilebilir

Herkes gibi gençler de depresyondan muzdarip olabilir.

Yeni bir çalışmaya göre egzersiz yapmak gençlerdeki depresyonu azaltıp önleyebiliyor. 12 hafta boyunca eğitmen öncülüğünde yapılan sportif antrenmanlar, egzersiz ve aktiviteler gençlerde depresyonu önlüyor. Günde 30 dakika çalışmak şart. Depresyon şiddeti böylece %63 oranında kesilebiliyor.

Ruh bağışıklığı artırılıyor. %83 depresyon tanısı konan birçok genç üzerinde denenen bu çalışma sonunda egzersizin bir artısı daha kanıtlandı. Egzersizin bir terapi gibi birçok avantajı var. Yan etkisi de yok. Sayısız sağlık faydası var. Hassas ruh haline iyi gelen bir aktivite.

Ek tedavi olarak kullanılan egzersiz yaş ne olursa olsun depresyonu azaltmada ve önlemede çok etkili. Endorfin seviyesini yükseltmek için güçlü egzersizle aksatılmadan uzun vadede yapılmalıdır. Çocuklara ve gençlere spor bilinci kazandırılmalıdır. Sevdiği bir spor dalına kursa yazılabilir.

Birçok Kimyasal Üreme Sorunlarının Nedeni Olabiliyor

Kimyasal Bisfenol A muhtemelen bir kadının üreme sistemini bozabilir, yumurtalıklara zarar vererek düşük ve ölü doğumlara sebep olabilir.

Üreme ve cinsel sağlığı tehdit eder, erken doğum, düşük, doğum kusurlarına sebep olur. Bebeklerde kromozom sayılarını bozabilir. Bu kimyasal madde, plastik şişe, alüminyum teneke, balatalar, gıda paketlerinde sıkça bulunur. Bu maddelere temas halinde gebelik ve kadın üreme sistemi riske girer. Bu kimyasallar çocuklarda kalp hastalığı , kanser ve obezite gibi risklere de neden olabiliyor.

Günlük tek doz düşük BPA kimyasalına maruz kalan kadınlarda bu sonuçlar görülmüştür. Yumurta gelişiminin erken evresinde yumurta hücreleri düzgün bölünmeden saparak üreme sorunları başlıyor. Bu da doğum kusurlarının başlangıcı demek oluyor. Anne karnında bu kimyasaldan etkilenen bebekte hastalıklar gelişiyor.

Yanlış ve eksik kromozom sayıları ile yumurta hücresi düzgün bölünmemeye başlıyor. Büyüme ve gelişim evresi tamamen hatayla tamamlanıyor hatta tamamlanamadan düşük, erken doğum ve ölü doğumlar görülebiliyor. İnsanla aynı üreme sistemine sahip al yanaklı maymun ve kemirgenlerde de bu deneyler yapılmış ve sonuçlar kanıtlanmıştır.
Kaynak.7gunsaglik.com

Yumurtalık Kistleri ve Olası Riskleri

Rahim ağzında rahim büyümelerine yol açan polipler genel olarak yumurtalık kistleri tarafından oluşur.

Kadınlarda sıkça görülen kistlerdir ve pelvik bölgede ağrı, basınç görülse de bazen belirti vermez. Adet kanamasını da etkilemezler. Aile öyküsü durumu yumurta kistlerinde büyük bir etkendir. Kistin büyüklüğü ve ciddiyet derecesini aile öyküsü, kadının yaşı ve sağlık koşulları da etkiler. Kistin sıvı dolu olması katı bir kitle haline getirir.

Hem sıvı hem katı bileşenlerden meydana gelen bu kitleler kadınların korkulu rüyasıdır. Birçok kadının yumurtalıklarda yer alan içi sıvı dolu kistler aslında bu organların normal bir parçasıdır. Yumurtlamadan sonra geride kalan korpus luteum parçasıdır.

Polikistik over sendromu yaşayan kadınlarda daha çok görülür fakat her kist kötü huylu değildir hatta yumurtalıkta doğal olarak oluşur. Bazı testler yaptırılmalı ve mutlaka sorun erken müdahale ile çözülmelidir. Rahim boşluğunda başı boş büyüyen kistler incelenmelidir. Risk 45 yaş sonrası başlar ve 65 yaş üstünde %33 lere kadar çıkar.

Kaynak.7gunsaglik.com

Biberon İle Beslenmede Annelere Öneriler

Bebeğiniz sütünü sıvı mamasını suyunu biberondan içiyorsa biberonlar hakkında bilgilenmeniz gerekir.

Cam mı plastik mi biberon seçilmeli? Plastiklerin cam gibi kırılma riskini düşse bile zarar verme ihtimalinin olmadığını biliyoruz. Plastik de bir tür kimyasal içerdiğinden cam sağlıklı deniliyor. En iyisi güvenilir bir markanın plastik zararsız biberonunu seçmek. Emzik ve biberonların yapımında kullanılan silikon ve lateks ya da akış hızını değiştiren delik büyüklükleri bebeğin beslenmesini etkileyebilir.

Onun neyi nasıl sevdiğiniz nerelerde zorlandığını görmek için onu beslenirken inceleyin. İhtiyacına uygun bir biberon seçin. İlk kullanımdan önce ve her kullanım sonrası emzik ve biberonları sıcak suda iyice sterilize edin. Mamalarda inek sütü, soya sütü, hipoalerjenik gıda maddeleri aranabilir.

Toz ve konsantre mamalar artık çok sağlıklı ve besleyici. Emmesi durunca beslenmenin de bittiğini anlarsınız bu yüzden mama emerken onu izleyin. Sıkça tükürüyor, mamaları çıkarıyor ve geğiriyorsa bir sorun vardır ya da doymuştur. Sıvı formüller buzdolabında en fazla 48 gün bekleyebilir..Kaynak.7gunsaglik.com.tr,
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...