Pages

Ads 468x60px

Metabolizmayı Destekleyen Güvenilir Kalori Yakıcılar

Birçok diyet denediniz ve hep başarısız olup sonunda pes ettiniz.

Metabolizmanızı canlandıran hızlandıran kalori yakmanızı kolaylaştıran şeyler nelerdir? Kilo vermede her zaman ne yediğiniz ve yemediğiniz önemli değil. Metabolizmanız ne durumda bu çok önemli. Kral gibi bir kahvaltı, prens prensesler gibi bir öğle yemeği ve yoksullar gibi akşam yemeği yiyin. İşte işin sırrı burada. En büyük ve sağlam öğün kahvaltı olmalı ki gün boyu aç kalmayın sık acıkıp yorgun ve enerjisiz olmayın.

Öğlen ortalama hafiflikte abartmadan yiyin. Akşamları hafif beslenin derken kompleks karbonhidratlar, ekmek, pirinç, makarna, şekerli, kızartma gibi şeylerden özellikle kaçının. Kas sorunlarına ve metabolik dengesizliğe neden olur aşırı kilo aldırır. Akşam salata çorba meyve ile geçiştirin. Ya da ekmeksiz az ızgara et yiyin. Bakliyat ve sebze de az miktarda olabilir. Yoğurt her öğün önerilir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Spor Çantanızda Bulundurmanız Gereken 9 Şey

1.        Kulaklık. Müzik dinleyerek daha motive ve rahat spor yapılır hızlanmanızı ve süreyi uzatmanızı sağlar.

2.       Makyaj malzemesi-kapatıcı. Kadınların kurtarıcısı pudrayı ve benzeri malzemeleri sporda çantanızda bulundurun.

3.       Su şişesi. Kuşkusuz çok susayacaksınız sporcuların su şişelerinden edinin ve yanınıza alın.

4.       El temizleyici. Kirli olmak yerine temiz ve ferah bir spora çıkın.

5.       Atıştırmalık. Molalarda kalorisi az bir kraker hiç fena olmaz.

6.       Direnç bandı. Egzersizde bu bantlar germe esnetme açısından ve kalori yakma açısından önemlidir.

7.       Rahat tişört. Bol ve rahat kıyafetlerle iyi spor yapılabilir sevdiğiniz tarzda birkaç spor giysisi edinin.

8.       Allen anahtarı. Gerektiğinde kas sinir kontrolü sağlar.

9.       Vücut losyonu. Ferahlatır canlandırır.
Kaynak.7gunsaglik.com

Top Model Sırları: Vücudunuzu Güzelleştirin

Yazın incecik ve fit görünmek her kadının hayalidir. Öyleyse modellerin önerilerine uyun ve seksi görünün.

Bailey West bacaklar için öneriyor. Aktif bir yaşam tarzını benimseyin. Çok uzun süre oturmayın. Günlük yaşama adapte olun güneşe çıkıp hareket edin. Bahçe işleri, at binmek, koşmak, yürümek bacakları güzelleştirir. Saf lavanta yağı ile bacaktaki izleri kapatın. Lazer epilasyon ile tüylerden arının. Nemlendirici ve bronzlaştırıcı kremleri sürün.

Eller için model Yana Zinolyena öneriyor. El ve tırnak bakım kreminizi uygulayın. Düzenli manikür yaptırın. Masaj yağını kullanarak el masajı yapın. Elleri güneşten ve çok soğuktan koruyun.

Ayaklar için, önce nasır ve tabakalardan kurtulun. Ponza taşı ve ılık suyla ovun. Güzelce peeling ve masaj yapın. Ayak kreminizi sürün pudralayın çorap giyip bekleyin. Kalçalar içinse bolca merdiven çıkın streç germek egzersizleri yapın. Hindistancevizi yağı ile bakım yapın iyi beslenin ve fast food yemeyin.
Kaynak.7gunsaglik.com

Prof Dr Canan Karatay, Sporcu Beslenmesi, Protein Tozları, Şekerli Sular, Enerji İçecekleri


Dogal Yaşam Alternatif Tedavi . Prof Dr Canan Karatay, Sporcu Beslenmesi, Protein Tozları, Şekerli Sular, Enerji İçecekleri Video

Beslenmeyle İlgili Doğru Bildiğimiz Yanlışlar


Dogal Yaşam Alternatif Tedavi . Beslenmeyle İlgili Doğru Bildiğimiz Yanlışlar Video

Kadınlarda D Vitamini Düzeyleri Tüp Bebek Denemelerini

D vitamini eksikliği tüp bebek denemelerinde başarısızlık getirebilir. Hamile kalma şansı da böylece azalır.

İtalya’da araştırmacılar 200’e yakın kadını D vitamini düzeylerine göre incelemiştir. Yeterli oranda D vitaminine sahip kadınların gebe kalma ve tüp bebekte başarı elde etme oranı 2 kat daha fazladır. D vitamini düzeyleri yeterli olan kadınlarda daha kaliteli embriyolar olma olasılığı yüksektir. Ve rahim içine implant edilme konusunda başarı oranları artar.

Kanda mililitre başına 20-30 nanogram D vitamini düzeyleri söz konusudur. Bu da yeterli bir miktardır ve sağlıklı olarak kabul edilir. Milano araştırmacı ve uzmanlarına göre eksik D vitamini düzeyleri tüp bebek başarısını ve gebe kalma oranını düşürüyor. Kısırlık tedavisi buna göre şekilleniyor. Birçok memelide de bu durum böyledir. IVF tüp bebek üreme teknolojisi açısından beslenmemiz çok önemli ve D vitaminini yeterli düzeyde almamız gerekiyor.
Kaynak.7gunsaglik.com

Doğum Kontrol Hapları Meme Kanseri Riskini Artırıyor

Seattle Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi çalışmalarına göre doğum kontrol haplarında kanser riski var.

Kadın hormonları olan östrojen ve progesteron yapımında ve gebelik önlenmesinde kullanılan bu haplar progestin içerir. Vücutta doğal olarak oluşan bu hormonlar bazı kanser risklerini artırabilir. Bu ilaçların kullanımı eski dönemlere oranla %50 oranında artmıştır, kadınlarda meme kanseri oranlarının da artması düşündürmektedir. Elektronik eczane kayıt sisteminden kullanılan ilaçların ve sağlık durumlarına bakıldığında sonuçlar elde edilmiştir.

Doğum kontrol hapını düzenli kullananlar az kullanan ve hiç kullanmayanlara göre meme kanseri konusunda %50 daha dezavantajlıdır. Progestinin bir formu olan etinodiol dıasetat içeren doğum kontrol hapları meme kanseri riskini 2.6 kat artırmıştır. Bazı formülasyonlardaki ilaçlar daha risklidir bazı formüller de daha ılımlıdır. Emzirme ve tubal ligasyon BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu olan kadınlarda yumurtalık kanseri riskini azaltabilir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Acı Biber Kolorektal Kanseri Önlüyor mu?

California-San Diego Üniversitesi profesörlerinin araştırmalarına göre kapsaisin maddesi içeren acı biber bağırsak ve kolorektal bölgede kanser oluşumu riskini azaltıyor.

Fareler üzerinde deneyler yapılmış ve ağrı reseptörleri incelenmiştir. Keşfedilen duyu nöronları ortamdaki ısı asit ve baharatlı kimyasalların hücre hasarına karşı koruyucu olduğu görülmüştür. TRPV1 hızlı bir molekül olarak tarif edilen acı molekülüdür ve acı biberde bulunur. Bağırsak tümörlerini bastırır. Bağırsaklarda kanser büyümesini önler ve durdurur. Bu reseptör tüm sinir sisteminde yer alan konvansiyonel işlevi olan bir etkendir. Epidermel büyüme faktörü uyarıcı ile işler. S

inyal bozulursa tümör büyüme riski artar. Hücre içi tümör büyümesi kontrol dışında kalırsa kansere dönebilir. Doğrudan negatif bir geri besleme oluşturulur. Tümör gelişimi riski azalır ve pasifleşir. Kapsaisin içeren acı biberin tüketimi tümörün ve alıcıların ilerlemesini engeller. Vücut dokusu ile temas durumunda yanma hissine yol açar. İnsan ve memelilerde tahriş edici özelliği vardır. Acı biber çoğu krem ve ilaçta ağrıyı gidermede de kullanılır.
Kaynak.7gunsaglik.com

Nişasta, Kırmızı Etin Kanser Riskini Azaltır mı?

Mangal sezonundayız ve kırmızı eti de genel olarak seviyoruz. Peki kanser riski yüksek olan kırmızı eti ne durdurabilir?

Son 20 yılda kolorektal kanser riski büyük olan kırmızı et aslında demir gibi iyi şeyler de içeriyor. Kırmızı ete rengini veren madde kolon astarına zarar verebilir. Rektal doku içinde bu bölgelerde kanser gelişimini teşvik edebilir. mikroRNA larımızda tümör ilerleyebilir. Dirençli nişasta ve kırmızı et tüketimi ile beslenme düzenleri incelenmiştir. Dirençli nişasta, mide ve ince bağırsaktan geçerken sindirimle farklı bir temasa girer diğer nişastalardan farklıdır.

Bu, kalın bağırsağa ulaştığı zaman kısa zincirli yağ asitleri gibi bilinen yararlı molekülleri üretir, orada mikroplar tarafından fermente edilir. Bu kısa zincirli yağ asitleri, sağlıklı bağırsak epitel hücrelerinin büyümesini teşvik ederken, kalın bağırsak tümör hücrelerinin inhibe edilmesini sağlar. %30 gibi bir faydası vardır. Kırmızı eti azaltın ya da yanında dirençli nişasta tüketin. Muz, leblebi, fasulye, mercimek, kepekli tahıllar gibi.c
Kaynak.7gunsaglik.com

Selülitle İlgili Gerçekler ve Efsaneler

Selülitlerle başınız dertte ise yalnız değilsiniz. İnce ve fit kadınlarda bile selülit olabilir.

Bir dönem mutlaka selülitten etkilenecek olan kadınlarda bu ihtimal %90. Nedenleri, kurtulmanın yolları ve gerçek hikayeleri sizlerle paylaştık.

Selülit, vücudumuzdaki toksinlerden mi kaynaklanır? Bazı reçetesiz selülit ürünleri vücuttaki yabancı maddeleri ve toksinleri attığını iddia eder. Ama bilim bunu desteklemez. Yani selülit ürünleri işe yaramıyor. Sadece sorunlu noktaları kolajen lifleri ve bağ dokusu gibi deri altı bölgelere iter. Bağ dokularımız ise hormonlar, aşırı egzersiz veya hareketsizlik, kas tonusu eksikliği ve zayıf kan dolaşımından etkilenerek selülite yönelir.

Bir gerçek vardır ki, kadınlarda selülit erkeklere göre daha fazladır. Kalça ve uyluk etrafında yoğundur. Destekleyici bağ dokusu daha zayıftır. Yağ odaları daha çoktur iskelet daha az sağlamdır.
Selülit, yaşla birlikte ilerler. Hormonlar daha az östrojen salgılanmasını sağlayarak kan dolaşımını da olumsuz etkiler.

Fazla kilolu olmak selülitleri daha belirgin hale getirmez. Egzersiz düzenli yapıldığında selültlerin görüme oranını azaltır pürüzsüz bir görünüm verir. Kardiyo egzersizleri ise selülitleri azaltma konusunda en iyi egzersiz değildir. Cilt dolgu maddeleri ciltte çukurlaşmaya yol açabilir.

Kırışıklık sarkma ve selülit nedeni olabilir. Bazı gıdalar selülitle savaşabilir. Dengeli ve bitkisel ağırlıklı beslenmek gerekir. Salatalık, turp, domates ve biber ile meyveler önerilir. Dar giyilmemelidir, sigara ve alkolden uzak durulmalıdır. Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Bakımlı Tırnaklar İçin 8 İpucu

Tırnaklar, tırnak etleri, parmaklar, avuç içi ve el yüzeyi derken komple el bakımının inceliklerini paylaşalım.

Güzel ve narin ellerin bakımı mutlaka yapılmalıdır. Manikürden önce ellerinizi parmak ve tırnaklara yedirerek sütle yıkayın. Kuru ciltlere iyi gelir ve derinlemesine nemlendirir. Kimyasal ve bakteriyel maddelerden korur, sabun yerine çay ağacı veya okaliptüs yağı deneyin. Ellerinizi sıcak ya da buzlu suya koymayın. Manikür öncesi bakımda ılık suda bekletin. Damarlar aksi halde daralır veya genişler ve kızarır. Yağlarla bakım yapın. Aspir tohumu yağı cildi nemlendirir. Doğru manikür yapmayı öğrenin.

Tırnak etlerini kuru bir şekilde yırtmayın. Kesmeden dibe hafifçe iterek manikür yapın. Tırnakları törpüyle şekillendirin. Dezenfektan ürünlerle manikür araçlarınızı iyice temizleyin. Manikürden sonra ellerinizi iyice temizleyin. Ellerde kırışma noktalanma ve lekelenmeyi önlemek için güneşe çıkmadan koruyucu el kremi sürün. Anti-aging özellikli yüz kremi ellere iyi gelecektir. Korur ve bakım yapar. Son olarak el maskesi yapın. Badem özlü ışıltı veren maske idealdir. Tüm cilde nüfuz eder pürüzsüzleştirir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Sağlıklı Saçlar İçin 10 Besin

Daha iyi görünen saçlara kavuşmak herkesin hayalidir. Dengeli bir diyetle bu mümkün. Sağlıklı bir saç derisi ve yapısı için 10 mucizevi besinle bu güzelliği taçlandırın.

1. Somon. Protein ve D vitamini içerir saç büyümesini teşvik eden omega 3 içerir. Cilt ve kafa derisi için idealdir, saçın nem dengesini korur. Ceviz, avokado, kabak çekirdeğinde de bulunur.
2. Ceviz. Biyotin ve omega 3 içerir. E vitaminiyle hücreleri dış etkilerden korur. Doğal saç rengini korur parlaklık verir dökülmeyi önler. Ceviz ve aspir minerallerle saçı besler.
3. İstiridye. Saç dökülmesini önler, pullanmaya karşı korur çinko içerir. Tahıl ekmeklerde de bulunur. Protein bakımından zengindir. Kırılgan zayıf saçı besler. Fındık, sığır eti ve yumurta da yardımcıdır.,
4. Tatlı patates. A vitamini içerir, hücreleri onarır. Kafa derisinin yağ üretmesini sağlar kepekten korur. Havuç, kavun, mango, kaba ve kayısı da beta karoten içerir.
5. Yumurta. Çinko, selenyum, kükürt, demir ve protein bakımından zengindir. Saç köklerini besler, saç dökülmesini önler. Tavuk, balık ve ette de bulunur.

6. Ispanak. Demir, beta karoten, folat ve C vitamini içerir. Sağlıklı saç kökleri için yağ dolaşımını sağlar. Brokoli, lahana ve pazıda da vardır.
7. Mercimek. Protein, demir, çinko ve biyotin içerir. Soya ve fasulye de saçları korur.
8. Yoğurt. B5 vitamini, protein ve D vitamini saç dostudur. Peynir ve süt de aynı etkiye sahiptir.
9. Yaban mersini. C vitamini içerir, kafa derisi dolaşımını sağlar. Saç kırılmasını önler. Kivi, patates, domates ve çilek de aynıdır.
10. Kümse hayvanları. Protein, çinko, demir ve B vitaminlerini içerirler. Saçın yapı taşlarını onarırlar.
Kaynak.7gunsaglik.com

Beslenme Uzmanlarının Ekmek Kavgası Video


Dogal Yaşam Alternatif Tedavi .Beslenme Uzmanlarının Ekmek Kavgası Video

Hamilelikte Görülen Ağız Tadı Bozukluğu

Hemen hemen herkes hamilelik dönemindeki mide bulantısı ve kusmalarıdan haberdardır. Ancak pek çoğu bu dönemde ağız tadının bozulması yönündeki gelişmelerden haberdar değildir. Gebelikte hormon dengesinin değişmesi nden kaynaklanan bu olgu pek çok gebede görülen, tat almamaya ve farklı almaya neden olan bir sorundur. Bu sorunu yaşayan gebelerin pek çoğu ağzından metalik ve acı bir tat olduğu duygusunu yaşamaktadır. Bu durum genellikle gebeliğin ilk üç ayında görülmekte ve ikinci üç ayında azalmakta ve yok olmaktadır.

Neler Yapılabilir?
Gebeliğin ilk 3 ayı içerisinde bulup ikinci üç aya doğru azalan bu durumla başa çıkabilmek için etkili birkaç öneriyi sizlerle paylaşmayı uygun bulduk.

İşte öneriler:

Ekşi gıdalar tükürük ve tat bezlerini harekete geçirdiğinden dolayı yiyeceklerinizi ekşi soslarla tatlandırın. Dişlerinizi sık sık fırçalayın ve ağzınıza karbonatlı su ile gargara yapmayı deneyin. Bu üç aylık dönemde hassasiyetiniz yoğun olduğundan yemediniz yiyecekleri yemek konusunda kendinizi zorlamayın. Doktorunuz vitamin tavsiyesinde bulunurken bu hassasiyetinizi dikkate albaraka vitamin hapları önem vermesini rica edin.
Kaynak.7gunsaglik.com

Hamilelik Döneminde Astım

Nefes alıp vermeyi zor bir hale getiren bir akciğer hastalığı olan astım, bunlarla birlikte göğüste sıkışma, hırıltılı solunum ve öksürük şeklinde de hissedilebilir.

Bahsettiğimiz astım bulguları hamilelik döneminde daha kötü olabilir, daha iyi olabilir ya da aynı şekilde devam edebilir.
Gebelik döneminizde birden çok doktora ihtiyacınız olabilir. Hamileliğiniz ile ilgilenen bir doktorun yanısıra astımınız ile ilgilenen bir doktorunuzun da olması süreç içerisinde daha güvende olmanızı sağlayacaktır. Eğer bu süreç içerisinde hastalığınız iyi bir şekilde takip edilmiş ve sağlıklı önlemler alınmış ise bebeğiniz de problemsiz ve sağlıklı bir şekilde dünyaya gelecektir.
Bilhassa hamile astımlıların sigara içen ortamlarda özellikle kaçınılması çok önemli bir husustur. Bununla birlikte gribe yakalanmamak için her türlü önlem alınmalı gerekirse aşı yaptırılmalıdır. Çünkü grip astımı tetikleyen tehlikeli bir unsurdur.

Bebeğimi Emzirebilecek miyim?
Astımlı annelerin bebeklerini emzirmesi özellikle sağlıklıdır. Çünkü bu bebeklerin yaşamlarının ilk iki yılında wheezing süreci geçirmeleri şansı çok daha düşük olmaktadır. Ancak astım ilaçlarınızı emzirme süreci boyunca nasıl kullanmanız gerektiği hakkında doktorunuza danışmanız son derece önemlidir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Bebek Sahibi Olmak İçin Doğru Zaman

Herkesin bir bebeği oldu ve siz de çift olarak heveslenip çocuk sahibi olmaya karar verdiniz.

Peki gerçekten sizin için çocuk sahibi olmanın zamanı mı? Hayatınızın bu en büyük kararını vermeden önce doğru zamanlama mı yaptınız önce bunu bilmeniz gerekir. Hormonlarınız ve sağlık durumunuz eşinizle birlikte paralel işlemelidir ve tüm unsurlar bakımından uygun olmanız gereklidir. İyi uyumanız, iyi beslenmeniz, stresten uzak durmanız gerekir.

Kendinize iyi bakmanız uzun süre boyunca bedeninizi ilaç, sigara, alkol, madde vb şeylerden arındırmış olmanız gerekir. Bazal hücre sıcaklığı, yumurtlama dönemi, sperm yoğunluğu gibi pek çok faktör uzmanınız tarafından test edilir ve size en uygun zaman aralığı verilir. Annelik ve babalığa maddi manevi hazır hissetmeniz ve hazır olmanız gerekir. İyice düşünmeniz ve kesin karar sonrası çocuk yapmanız önemlidir. Stres olmaması daha kolay döllenmeyi ve yumurtlamayı sağlar. Sıkışık ve zor dönemleri aştıktan sonra daha net sonuçlar alabilirsiniz.
Kaynak.7gunsaglik.com

Domates Tüketimi Meme Kanseri Riskini Azaltır mı?

Yeni bir araştırmaya göre menopoz dönemindeki kadınlarda meme kanseri riskini domates tüketimi azaltıyor.

Vücut kitle indeksi yani kilo oranı ve bel çevresi ölçüsü bir kadında ne kadar artarsa menopoz döneminde ise de meme kanseri riski iyice artar.

Yağ ve şeker metabolizmasını düzenleyen domates ise bu sorunlardan bizi koruyor. Öncelikle vücut sağlığını kilo dengesini koruduğu için kanser hücrelerine geçit vermiyor.

Yani hormonların üzerinde olumlu etkileri var. Likopen maddesini içeren domates sos, çorba, salça, meyve suyu olarak ya da çiğ salatada tüketilebilir. Hücreleri koruyan antioksidan özelliğine sahip likopen maddesi kırmızı rengini ve ana içeriğini oluşturuyor.

Domatesli ürünleri bolca tüketmek önemli. Temel besin, vitamin, mineral ve likopen içerir ve doğal fitokimyasallar açısından zengindir. Meme kanseri riskini azaltmak için domates tüketilmelidir.

%45’e kadar meme kanseri riskini azaltan domates ve soyalı gıdaları birlikte tüketmek ise kadınları kanserden kalkan gibi koruyor. Obeziteti azaltıp sağlıklı kiloda kalmayı da sağlıyor..Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Çamur Banyosu Hangi Hastalıklara Deva?

Ilıca ve kaplıcalardan sonra çamur banyoları da revaçta. Bu banyo nelere iyi gelir?

Kaunos Antik Kenti, kaya mezarları ve caretta caretta kaplumbağalarıyla ünlü Muğla'nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan Beldesi'ndeki, çamur banyolarında çok sayıda yerli ve yabancı turist sağlık bulduğunu belirtiyor.

Sezonun başlamasıyla İngiltere, Hollanda, Avustralya ve Rusya'dan gelen turistler, çamur banyolarına koştu.

Ziyaretçiler, çamur banyosuna girdikten sonra vücutlarındaki çamurun kuruması ve ciltlerinin gerilmesi için güneşin altında uzun süre bekliyor. Daha sonra duş alan turistler, kaplıca havuzlarında sıcak suya giriyor.

Klorür, sodyum, hidrojen sülfür, florür ve radyoaktif radon gazı içeren 39 derece sıcaklıktaki kükürtlü sularla oluşturulan çamur banyolarının romatizma, siyatik, kireçlenme, cilt hastalıkları, mantar, mayasıl, kaşıntı, kadın hastalıkları, damar sertliği, tansiyon, böbrek taşı gibi bazı hastalıklara iyi geldiği ifade ediliyor..Kaynak.7gunsaglik.com

Cildi Temizleyen ve Güzelleştiren 7 Besin

1.Somon ya da ton balığı gibi Omega 3 içeren balıklar. Biyotin, omega 3 yağ asitleri, amino asit, protein, B vitamini ile cilt kuruluğuna son verir. Cildi besler güzelleştirir.

2.Ceviz. omega 3 ile cildi korur, hücrelerin zarar görmesini önler.
3.Tatlı patates. Bu zengin besin cildi korur, hücrelerin su ihtiyacını karşılar, cilt kuruluğunu önler. Renkli meyve ve sebzeler cilt güzelliği için tüketilmelidir. Cilde doğal rengini geri getirir. Özellikle havuç, ıspanak ve patates tüketin.
4.Badem. E vitamini ile cildi korur. Cildin sağlığını geri kazandırır. Güneşin zararlarına karşı cildi korur, ceviz, fındık, badem gibi yemişleri tüketin.
5.Ayçekirdeği. mükemmel bir E vitamini kaynağı daha. Serbest radikallerle savaşır. Cilt hasarını önler.
6.Portakal suyu. C vitamini ve protein ile cildi besler, korur, güzelleştirir.
7.Kompleks karbonhidratlar. İşlenmiş gıdalar ve beyaz undan uzak durun. Tam tahıllı ve kepekli ürünler tüketin. Akne ve sivilceyi önler..Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Vitaminler Aslında Gribi Önlemiyor mu?

C ve D vitaminlerinin yararları yıllardır anlatılıp durulur. Peki aslında bu vitaminler enfeksiyonlarla başa çıkamıyor mu?

Sağlıklı yaşam için C ve D vitaminin hayati öneme sahip olduğunu söyleyen uzmanlara göre, bu vitaminler viral enfeksiyonun ilerlemesini durdurabiliyor. Fakat bu vitaminlerin koruyucu ve önleyici olduğuna dair kesin ve açık bir kanıt henüz yok.

Foxnews’te yer alan habere göre, C ve D vitamini grip ve soğuk algınlığını önlemede etkili değil. C vitamini 1970’ lerde soğuk algınlığı tedavisi olarak sunulmuştu. O zamanlar Nobel ödülü adayı olan biyokimyacı Dr. Linus Pauling C vitaminin fazla dozunun soğuk algınlığının sıklığını ve süresini azaltmayla ilgili olduğunu söylemişti. Ancak C vitamini soğuk algınlığına karşı yaygın olarak kullanılsa da rahatsızlıklarda faydalı olduğuna dair çok az kanıt var.

C vitamini ya da askorbik asit kas, kemik ve kan damarları için zorunlu bir antioksidandır. Yüksek dozda alınması ise virüslerin etkili şeklide çoğalma yeteneğini azaltabilir. C vitamini doğal olarak narenciye gibi meyve ve sebzelerde bulunuyor. Ayrıca eczanelerden gıda takviyesi olarak da satın alabilirsiniz. Hasta olun ya da olmayın C vitamini sağlığınız için gereklidir. C vitaminin önerilen günlük dozu erkekler için 90 mg, kadınlar için ise 75 miligramdır. Günde 2 bin miligramdan fazla C vitamini tüketimi ise böbrek taşına, bulantıya ya da ishale yol açabilir.

Yapılan çok sayıda araştırma, D vitamini eksikliğinin kalp hastalığı, depresyon, zihinsel zayıflama, raşitizm ve hatta kanserin de dâhil olduğu birçok sağlık problemiyle ilişkili olduğunu iddia ediyor. D vitamininin bağışıklık fonksiyonunda önemli rol oynadığı düşünülüyor, fakat klinik deneyler sağlıklı olan yetişkinlerde grip ve soğuk algınlığına karşı savaşmada D vitamininin etkisiz kaldığını gösteriyor.

“Journal of the American Medical Association” isimli dergide yayınlanan araştırmada, Yeni Zelanda’da sağlıklı 322 kişi kontrol edildi ve yüksek dozlarda D vitamini alanların da 18 aylık süreç boyunca sahte ilaç kullananlar ile aynı oranda enfeksiyona yakalandıkları tespit edildi.

Güneş vitamini olarak bilinen D vitamini vücutta güneşin etkisiyle üretiliyor. Ancak bunun yanında balık, yumurta ve süt ürünleri gibi bazı gıdalarda da bulunabiliyor. Ayrıca D vitaminini gıda takviyesi olarak da alabilirsiniz.

Vücudunuzda C ve D vitamini seviyesi düşükse bağışıklık sisteminiz zayıflayabilir ve viral enfeksiyonlara karşı zayıf düşersiniz. Bu vitaminlerin dengesini de iyi kurmalısınız, yüksek dozlarda almanız halinde size yarardan çok zarar verecektir..Kaynak.7gunsaglik.com
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...