Pages

Ads 468x60px

Bayılma senkop şuur kaybı

Beyne giden kanın geçici olarak azalması sonucu, kısa bir sü­re, meydana gelen şuur kaybıdır.

Sebepleri şöyle sıralanabilir: Çok sıcak banyolar. Uzun zaman, kımıldamadan, ayakta durmak. Uzun müddet yatakta kaldıktan sonra, birden bire ayağa kalkmak. Fazla miktarda alkol ve tütün kullanmak. Başa ani bir darbe almak. Göbek hizasının biraz üzerinde (plexus solaris) ani bir darbe almak. Beklenmedik bir acı haber karşısında sinirlerin aşırı yüklen­mesi.

Belirtileri:

• Yüzde solgunluk

• Dengeyi zor sağlama

• Soğuk terleme

• Görme ve duymada azalma

Ne Yapmalı?

Bir kimsede yukarıda saydığımız belirtileri gördüğünüz za­man, onu derhal oturtunuz. Başı dizleri hizasına gelecek şekilde aşağı sarkıtınız. Bayılma olduğu takdirde, şunları yapınız: Şahsı boylu boyunca yere uzatınız. Kravatını ve yakasını gevşetiniz. Ayılması için on dakika bekleyiniz. On dakika geçtiği halde baygınlık devam ederse, mutlaka hastayı bir doktora yetiştiriniz. Baygınlığın uzun sürmesi, bunun sıradan bir bayılma olmadığını gösterir.

DİKKAT:

Bayılmış bir kimseyi, ayıltmak için tokatlamaymız veya sarsmayınız. Yüzünü, ellerini, alnını ovmayınız ve saçlarını çekmeyiniz. Baygın kişi kendine geldiği zaman serinletici bir şey içirmeyiniz. Hemen kalkıp yürümesine izin vermeyiniz. Kendisini iyice toparlayıncaya kadar yatar vaziyette tutunuz. Yukarıda say­dığımız davranışlar yanlış olmakla beraber, maalesef ayılmaya yardımcı da olabilmektedir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Bel Fıtığı Olan Kimselerin İzlemesi Gereken Yollar

Bel Fıtığına yakalanan kimselerin günlük hayatta yapacağı uygulamalar..

Bel sağlığını korumak için, çok ağır yükleri kaldırmayı denemeyin, kaldırılacaksa da mutlaka dizleri kırarak yani çömelerek yerden alın. Belden eğilerek kaldırmamaya özen gösterin. Hiçbir şeyi uzanarak almayın. Mesela telefon çaldığında veya raftan kitap alırken uzanmayın. Daima cisimlere yaklaşarak, arada mesafe bırakmaksızın alın.

1- Herhangi bir ağırlığı taşımanız gerekirse yükü vücudunuza simetrik olarak paylaştırdıktan sonra taşıyın.
2- Cisimleri bir yerden başka bir yere taşırken belinizin eğik değil de dik pozisyonda olmasına dikkat edin.
3- Ağır bir yükü kaldırmayı denemeyiniz. Kaldırmak zorundaysanız başkalarından yardım isteyin.
4- Hafif dahi olsa yerden bir cismi alırken dizlerinizi kırın ve çömelerek alın. Belden eğilmeyin. Yükü belinizle değil, bacaklarınızla kaldırın.
5- Bir eşyayı alırken ona doğru uzanmayın, yanına iyice yaklaşınız ve öyle alın. Bir cismi yerden alırken de önce onu bedeninize doğru yaklaştırıp sonra yükseltin.
6- Bir eşyayı taşırken de onu gövdenize yakın tutun. Taşınacak eşya vücudunuza ne kadar yakın olursa omurganıza binen yük o kadar azalacaktır.
7- İki kişi iseniz ve bir eşyayı iki ucundan tutarak taşımanız gerekiyorsa, birbirinize haber vermeksizin eşyanın bir ucunu asla bırakmayın.
8- Bir cismi kaldırmadan önce onun ne derecede ağır olduğunu tahmin etmeye çalışın, ondan sonra yaklaşın. Kaldırma işlemine geçmeden önce cismi hafifçe yoklayarak bir kez de test edin ve ağırlığı hakkında tam bir fikir edindikten sonra kaldırın.
9- Cisimleri bedeninizle değil de önce beyninizle kaldırdığınızı unutmayın. Bunun için ağır bir yükü mutlaka kaldırmanız gerekiyorsa, haltercilerin yaptığı gibi çok iyi konsantre olun. Kaldırırken yavaş ve temkinli hareket edin, ani hareketlerden kaçının. Adalelerinize ani yük bindirmeyin. Kaldırma esnasında karın kaslarınızı kasarak bütün kas gruplarınızı aynı anda çalıştırın. Karın ve sırt adalelerinizin kasılması omurganızı destekler.
10- Ağır bir yükü belinizden daha yükseğe kaldırmayın. Hele bu yükü başınızdan yukarı kaldırmayı denemeniz tam bir felaket olabilir.
11- Ayakta iken belinizi sağa veya sola doğru rotasyon yaptırıp eğilerek yerden bir şey almayın.
12- Yük elinizde iken dönmeniz gerekiyorsa belinizle değil, ayaklarınızın yerini değiştirerek dönün.
13- Beliniz geriye doğru eğilmiş vaziyetteyken sırtınıza ağırlık yüklemeyin. Mutlaka yüklemeniz gerekiyorsa dizleriniz biraz kırılmalı ve vücudunuz öne doğru hafif eğik olmalı.
14- Ağır bir cismi bir yerden bir yere çekerek veya iterek tek başınıza götürmeyin.
15- Bir cismi taşırken ayaklarınızın yere sağlam basması gerekir. Her iki ayağınız arasındaki mesafe de yaklaşık omuz genişliğinde olmalı ve ayak uçlarınız dışa bakmalı.
16- Sandalye veya koltukta otururken dik bir pozisyonda olmaya gayret edin ve bunu alışkanlık haline getirin. Bu esnada diz eklemlerinizin kalça eklemlerinden daha yüksekte bulunmasında, ayak tabanlarının yere temas ederken düz konumda olmasında ve yere rahatça basmasında yarar vardır. Otururken zaman zaman pozisyon değiştirmeniz de iyi olur.
17- Yumuşak, alçak ve derin koltuklarda oturmayın. Stabil olmayan bozuk koltukların ve yumuşak iskemlelerin belinizi tehdit ettiğini unutmayın. Kol konacak sandalye ve koltukları tercih edin.
18- Sandalyede otururken ayaklarınızın altına bir basamak çekerseniz daha rahat edersiniz.
19- Abdest alırken, dişlerinizi fırçalarken ya da elinizi, yüzünüzü yıkarken lavaboya doğru eğilmeyin; belinizi olabildiğince dik tutmaya gayret edin. Bu yüzden evinizdeki lavaboların mümkünse biraz daha yüksekçe yapılmasını sağlayın.
20- Her gün ez az 15 dakika yürüyün. Yürüme mesafesini giderek artırın.
Kaynak.7gunsaglik.com

En İdeal Sünnet Yaşı Kaçtır?

Doç. Dr. Salih Somuncu, sünnet için en uygun dönemleri anlatıyor. Hangi bebekler erken sünnet olmalı, sünnet için ideal zaman..

Hisar İntercontinental Hospital’dan Doç. Dr. Salih Somuncu, sünnet için en uygun dönemlerin 6-15 ay, 2-4 yaş ve 7-10 yaş arası olarak açıkladı. Doç. Dr. Salih Somuncu, “Sünnet cerrahi bir müdahale olsa da çocuk gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Özellikle belli yaş grupları arasında yapılması çocuğun zihinsel gelişimi için önemlidir. 4-6 yaş döneminde erkek çocukların ruhsal-cinsel gelişimi açısından kritik bir dönemdir. Çocuk örselenmeden ruhsal-cinsel gelişimini tamamlayabilmesi için tıbben zorunluluk olmadıkça 4-6 yaş arasında sünnetten kaçınılmalıdır” dedi.

Sünnet, erkek üreme organının en uç kısmını örten deri ekinin usulüne uygun ve steril şartlarda yapılan cerrahi bir işlem ile çıkarılması olarak tanımlanabilir. Aileler içinse sünnet bir gurur kaynağı. Toplumumuzda çocukların erkekliğe ilk adımı attıkları gün olarak kabul gören sünnet ile ilgili en çok merak edilen soruların başında hangi yaşta uygulanması gerektiği geliyor. Doç. Dr. Salih Somuncu, sünnetin çocuk gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu söyleyerek, “Özellikle belli yaş grupları arasında yapılması çocuğun zihinsel gelişimi için önemlidir. Bu nedenle tıbbi zorunluluk olmaksızın, isteğe bağlı sünnet için önerilen bazı yaş grupları vardır. Bu dönemler 6 ile 15 ay, 2 ile 4 yaş ve 7 ile 10 yaş arasıdır” diye konuştu.

4-6 Yaş Arası Kaçının
Bu dönemler dışında tıbbı zorunluluk söz konusu değilse sünnetin yapılmamasının tavsiye edildiği dönemler olduğunu ifade eden Doç. Dr. Somuncu, şunları söyledi: “4 ile 6 yaş arası dönem erkek çocukların ruhsal-cinsel gelişimi açısından kritik bir dönemdir ve ‘Penisle ilgili’ anlamına gelen “Fallik” dönem olarak bilinir. Bu dönemde erkek çocuk cinsel kimliğini oluşturmaya çalışmaktadır ve annesine duyduğu yakınlık nedeniyle babasından tepki görebileceği endişesi içindedir. Bu dönemde penisle ilgili geçireceği sünnet gibi bir işlemi, babası tarafından cezalandırılmak ve adeta erkeklik organının kesilmesi (kastrasyon) olarak görebilir. Bu dönemde travmatize edilmeyen erkek çocuğun daha sonra giderek annesine bağımlılığı azalır ve babasıyla özdeşleşerek cinsel kimliği konusunda karara varır. Çocuğun örselenmeden ruhsal-cinsel gelişimini tamamlayabilmesi için tıbben zorunluluk olmadıkça 4-6 yaş arasında sünnetten kaçınılmalıdır.”

Sünnet evde değil ameliyathanede yapılır!
Sünnetin ciddi bir cerrahi girişim olduğunu bu nedenle lokal anestezi altında yapılmaması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Somuncu, “Lokal anestezi altında sünnet edilen çocuğun hiç acı duymaması mümkün değildir. Üstelik çok yoğun bir endişe ve korku yaşar. Dahası, çocuğun endişesi ve tepkilerinden etkilenen cerrah ve ekibinin aceleyle girişimi yapmaya kalkmaları hata riskini artırır. Sünneti yapacak olan cerrahın seçimi, ne yazık ki çoğu kez sünnet sürecinin en sonunda yer verilen ve en az önemsenen kısmıdır! Bu konuda hekimlerin de hatası vardır” dedi.

Cerrahi Uygulama
Doç. Dr. Somuncu, sünnetin cerrahi bir girişim olduğu için kesinlikle ameliyathane koşullarında ve genel anestezi altında yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Sünnet, fıtık veya inmemiş testis ameliyatlarından daha kolay bir cerrahi girişim değildir. Hatalı yapıldığı takdirde neden olabileceği olumsuzluklar çocuğun bütün hayatını etkileyebilir” uyarısında bulundu. Doç. Dr. Somuncu, bilimsel kanıtlarla desteklenen sünnetin tıbbi yararlarını şöyle sıraladı: “Penis ucu temizliğinin sürekliliğinin sağlanması, tekrarlayan penis ucu iltihaplarının önlenmesi, yenidoğan döneminde yapılırsa daha az idrar yolu iltihabı görülmesi, idrarın, mesaneden böbrekler ile mesane arasında yer alan ve “Üreter” adı verilen kanallara geri-kaçma (reflü) bozukluğunun daha az görülmesi, cinsel yolla bulaşan hastalıkların azalması, sünnetli erkeklerin cinsel temasta bulundukları kadınlarda rahim ağzı (serviks) kanseri riskinin azalması, penis başı kanseri riskinin azalması.”
Kaynak.7gunsaglik.com

Lif İçeren Şifa Deposu Besinler

Güne tahıllarla başlayın, çünkü en çok lif içeren besinlerden biri tahıllardır ve tok tutar.

Kolesterolü düşürür, kabızlığı önler, sindirim sorunlarını önler. Tam tahıllar lif deposudur. Porsiyon başına 3 gramdan fazla tahıllı gıdalar, ekmek ve yulaf ezmesi yenebilir. Meyveli olanları da abartıya kaçmadan tüketilebilir. Taze meyvelerin hemen hepsinde lif bulunur. Günlük taze meyve tüketin. Armut, böğürtlen, muz, yaban mersini, üzüm ve elma iyi seçimlerdendir.

Lif oranları yüksektir ve günde bir iki adet ya da bir fincan ölçüyü kaçırmadan tüketin. Yüksek lifli gıdalardan biri de sebzelerdir. Enginar , bezelye , ıspanak , mısır , brokoli ve patates bu sebzelere örnektir. Lif alımını artırmak için sandviç, omlet, makarna, çorba, pizza, salata gibi yiyeceklerde de sebze kullanın.

Pancar, enginar, kereviz gibi değişik sebzeleri her yerde kullanabilirsiniz. Kuru meyveler de iyi lif kaynaklarıdır. Bağırsağı düzenler, sindirime kabızlığa iyi gelir. İncir, hurma, üzüm ve kayısı favorilerdir. Yağ oranı düşük lif oranı yüksek olan fasulyeyi her şekilde tüketin. Çorbalar, yemekler , salata , güveç , yumurta , pirinç ve makarna yemekleri ile bunları kullanın.

Bezelye ve diğer baklagilleri de tercih etmelisiniz. Lif ve protein içeren mercimek, bezelye, nohut şişkinlik ve gazı keser. Fındık, ayçekirdeği, badem iyi lif kaynaklarıdır ve tok tutar. Esmer kepekli tam tahıllılar grubunu sofranızdan eksik etmeyin. Keten tohumunu hemen her yiyecek ve içeceğe katabilirsiniz iyi bir lif kaynağıdır. .Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Kahve İçmeyi Saplantı Haline mi Getiriyoruz?

Kahve içmeyi çok seviyoruz, kokusunu, tadını içimize çekmeden duramıyoruz. Kahve içmek bazı kişiler için saplantı haline getiriliyor.

Bunun sebepleri neler olabilir ve bu durum ne kadar sağlıklı öğrenelim.

Oda arkadaşınız, ev arkadaşınız, patronunuz ve sevgiliniz şunu çok iyi biliyor ki, siz, sabahları kahve içmeden kendinize gelemiyorsunuz.

Kafeinsiz kahvenin tadından nefret ediyorsunuz ve iki türü çok iyi ayırt edebiliyorsunuz. Kafeinsiz kahveyi asla içemiyorsunuz.

%50 oranında büyük bir çoğunluğun neden seks sonrası kahve içtiğini artık daha iyi anlıyorsunuz. Uyku getiren sekse karşı uykuyu geciktiren kafein.

İş yerinde tuvalet molasından daha fazla kahve molası veriyorsunuz. Yani birçok şeyden daha üstün tutuyorsunuz.

Dışarıda hazır kahvelere dünyanın parasını ödeyip bunu sıkça yapıyorsunuz. Aromalarını seviyorsunuz. Üstelik çok güçlü marka seçenekleriniz var.

Düzenli olarak gittiğiniz kahve dükkanında garsonlar bile kahve tercihinizi biliyor ve siz sormadan siparişinizi getiriyor.

İçtiğiniz son kahvenin miktarı, tadı ve türünü hatırlıyor ve en az 2 fincan içtiğinizi biliyorsunuz.

Sosyal medyada ve internet ile gazetelerde sürekli kahvenin yararlarını araştırıyorsunuz. Buna karşın zararlarına aldırış etmiyorsunuz.

Evde tam donanımlı bir kahve makinesi ve setiniz var hatta her aromadan kahveniz de.

Kahvenin kokusu bile ruh halinize olumlu yansıyor. Son çıkan türlerini istiyor, özellikle dondurmalı, kremalı ve soğuk türlerini alıyorsunuz..Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Hayatınızı Değiştirecek Sağlıklı Beslenme Tüyoları

Dijital ve teknolojik yaşam yemek seçimlerimizi bozdu diyebilir miyiz?

Mutfağa yöneldik akıllı aletler işimizi kolaylaştırdı yeni tarifler peşinde koştuk ve iştahımız açıldı. Yaratıcılık, deneme hevesi ve pişirme tüketme arzusu bastırılamıyor. Buna göre sağlıklı pişirme yöntemlerini de öğrenmek şart oldu.

Öncelikle internetten online olarak birçok farklı ve sağlıklı tarifi ve pişirme tekniğini öğrenebilirsiniz. Sağlık uzmanlarının yöntemlerine itibar edin. Tuzu iyice azaltın.

Yumurta üzerinde kırık, çatlak, leke gibi şeyler varsa asla tüketmeyin ve pişirmeye bir tarife katmaya da kalkmayın.
Kavanoz dibinde kalan reçelin son tanelerini atmayın, meyve salatasında kullanabilirsiniz. Ayrıca, sarımsak, tuz, biber ve sirke karışımını dibinde çalkalarsanız dibini iyice temizleyebilirsiniz.

Her öğünde yeniden bir şeyler pişirmeyin. Hazır makarna sosu gibi bazı yardımlar da alabilirsiniz.
Salata malzemelerinin acılığını almak için dolapta 1 saat buzlu suda bekletin. Sonra salata ve çorbada bu malzemeler kullanılır.

Et ürünlerini ızgara yapmadan önce 10 dakika kadar marine edin. Daha lezzetli olacak.
Narenciye sağlık deposudur ve iyi bir kurtarıcıdır. Tuz ekmek yerine yemeğe limon sıkın.
Pizza üzerine sıcak pizza sosu dökün hem ertesi güne de kalacaktır hem antimikrobiyal özellik katar.

Kurabiye pişirmeden önce fırını biraz boşken çalıştırın. Önceden iyice ısınmalıdır. Pişirme süresi de daha iyi ayarlanmış olur.
Sütsüz çorbalara yağsız kremayı suda seyrelterek katabilirsiniz..Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Tip 2 Diyabet İle İlgili Gerçekler

Neredeyse 3 kişiden 1’inde artık tip 2 diyabet var. Bu kronik duruma karşı karbonhidrat kullanımı vücudun yeteneğini kısıtlıyor.

Sonucunda yüksek kan şekeri oluşur. Zamanla, bu aşırı şeker kalp hastalığı, görme, sinir ve organ hasarı kaybı ve diğer ciddi durumlar için riski yükseltir. Belirtileri şunlardır; susuzluk hissi, baş ağrısı, enfeksiyon ve yaralar, cinsel işlev bozukluğu, bulanık görme ve yorgunluktur.

Karbonhidrat ve şeker alımıyla diyabet kötüleşeceğinden bu gibi beslenme düzenlemelerine gitmemiz gerek. protein alınmalı, kalori kesilmelidir. Rutin egzersiz yapılmalı en azından yürüyüş yapılmalıdır. Aktif olmak yağ oranıyla birlikte diyabet riskini ve ilerlemesini de önler. Stresi azaltmak da tansiyona, diyabete ve birçok hastalığa iyi gelir.

Doktorunuzla beraber en uygun rahatlama tekniğinizi bulun. Pankreas hücrelerinin şeker ve insülin üretiminin işleyişi açısından insülin alımı da önemlidir. Bunun hapı veya iğnesi olur. Diyabet, damarlara, böbreğe, gözlere, sinirlere, ayaklara da sakıncalıdır. Doktorunuzla görüşüp size en uygun tedaviyi belirleyin ve hemen işe koyulun..Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Obezite ve Diyabetle Savaşan Yeni Bir İlaç Bulundu

Yeni geliştirilen bir ilaç, kan şekeri düzeylerini kontrol ederek diyabeti ve obeziteyi önlüyor.

Çift görevli bu yeni ilaç fareler üzerinde denenmiştir. Indiana Üniversitesi laboratuvarlarında kimyagerler tarafından geliştirilip denenmiştir. Pankreasa enjekte ediliyor bu kimyasallar ilgili yerlere sinyaller gönderiyor ve iki hormon özelliklerini birleştirerek hedefe varıyor. İnsülin salgılayan pankreas ek desteğini bu ilaçtan alıyor.

Tip 2 diyabet olan kişilerde inkretinler olarak bilinen bu düşük hormon düzeyleri bu ilaç ile düzenlenecek. Diyabette oluşan bu kusuru yok edip düzenlerken fazla kilo artışının da önü kesilecek. Daha az yan etkiye sahip bu ilaç, bulantı, kusma ve karın ağrısı yapabiliyor. Gastrointestinal yan etkileri diğer ilaçlara oranla çok daha az.

Glisemik indeks kontrol altına alınıyor, GLP-1 ve GIP hormon etkileri tek bir hedef olarak belirlenip reseptörler vücutta kontrol ile birlikte işleniyor. Farelerde turbo şarj özelliğinden gözlenebilen bir kilo kaybı da görülmüştür. İlaç, kilo kaybını obeziteyi önlemek adına gerçekleştiriyor. 6 hafta sonunda etkin sonuçlar alınmaya başlanıyor. İlaç kombinasyonları ile ileride daha neler yapılabileceği ise halen araştırma konusu.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...