Pages

Ads 468x60px

Dayanıklılık Egzersizi Yapmanız İçin 5 Neden

Çoğu kadın kardiyo fitness eğitimini tercih ediyor. Ağırlık çalışmak da herkes için önemli.

Dayanıklılık güç antrenmanları yapmamız da gerekiyor. Kalp atışını hızlı tutmak dans etmek ve çeşitli egzersizleri birleştirmek daha çok kalori yaktırır. Verimli ve etkin bir çalışmada dayanıklılık antrenmanları mutlaka olmalı. Kas ve kemik yoğunluğunu dengeleyen kilo kaybına yardımcı olan bu egzersizden vazgeçmeyin.

Kas inşa etmek için gerekli dayanıklılık egzersizleri kardiyoya denktir. Kas kaybetmeden vücut hatlarını ortaya çıkaran bu egzersizi deneyin. Ağırlık kaldırın. Birkaç kat daha fazla kalori yakarız. Kemik yoğunluğumuzu korur ve artırırız. İleride kemik ve eklem sıkıntılarını önleriz.

Daha dayanıklı kuvvetli ve fit oluruz. Bu egzersiz daha mutlu olmamızı sağlar. Her spor enerji ve mutluluk verir fit olunca güvenimiz yerine gelir. Hastalıkları önler, diyabet ve kan şekeri açısından etkilidir. Romatizma ve ağrılara iyi gelir. Kişisel postürümüzü düzenler dik bir duruş elde ederiz. Denge ve istikrar sağlar.
Kaynak.7gunsaglik.com

Sabahları Metabolizmayı Artırmanın 5 Yolu

Vücudun yağ yakma durumu metabolizma ile ilgilidir. Onu canlandırmak ilk önceliğimizdir. Metabolizma en kolay sabahları artırılabilir.

Uyanın ve kalori yakmaya hazırlanın.

Egzersiz sabah daha etkilidir. Moral kaynağı olan sabah egzersizini atlamayın. Metabolizmayı sabah egzersizi canlandırır. Ekstra kalori yakmayı kolaylaştırır.

Yoğunluk ekleyin. Sabit giderken birden interval egzersizle tempo artırın çeşitli aktiviteleri birleştirin ve yoğunluk katın.

Kahvaltıyı geciktirmeyin. Sabah iyi bir kahvaltı etmek metabolizmayı gün boyu canlı tutar. Spor yaparken daha iyi kalori yakarız. Enerji yakmak için de günün ilk öğünü kahvaltıyı atlamamak gerekir.

Kas egzersizlerine önem verin. Rutin güç antrenmanını ağırlık ve kardiyoyu unutmayın. Kasları güçlendiren hareketlere yönelin. 10 dakikalık kas egzersizi ile güne başlayın.

Kahvaltıdan sonra ara öğün tüketin. Yağ yakan sağlıklı gıdaları seçin bu metabolizmayı destekler.
Kaynak.7gunsaglik.com

Kalan Son Kiloları Vermek Neden Zordur?

Soru şu: fazla kilolarınızı verdiniz ama o son kalan birkaç kiloyu bir türlü neden veremediniz?

Kadınlar çoğu zaman bu genel sorunla karşılaşıyor. Diyetiniz çok mu sıkıydı size göre değil miydi yanlış mıydı rutin planlarınız sizi ters mi etkiledi? Aynı ve benzer gıdaları sürekli tekrar ederek tüketmek yanlıştır. Diyette değişim gerekir. Vücut metabolizması rutini sevmez farklılığı beklenmedik anda yapacaksınız ki hızlansın ve yakmaya başlasın.

Son kilolar kadar ilk verilecek kilolarda da zorlanırız. Uzmanlar vücuda sürpriz yapın bu gerekli diyor. Yeni bir egzersiz ve rejim programına geçin. Çok az kalori de almayın ters etki yapar. Açlık moduna girmeyin aralarda atıştırın. Badem, meyve veya hafif bir çikolata parçası aralarda yenebilir. Çok da yemeyin az da öğünleri iyi ayarlayın. Sporu sakın bırakmayın.
Kaynak.7gunsaglik.com

Prostat Kanseri Hakkında Bilmemiz Gerekenler

Üretranın etrafında onu çevreleyen ceviz büyüklüğündeki bez prostat bezidir.

Derinin vücudun dışında kalan kısmı ile kanser tanısı konmaktadır ve prostat kanseri zor bir kanserdir. Yapay organ geliştirme, 3 boyutlu, hücre klonlama ve kök hücre gibi taramalara karşın en iyi muayene kontrolü parmak ve elle yapılandır. Ölüme kadar götürebilen prostat kanseri milyonlarca erkeği etkilemektedir. İlk belirtileri idrar yaparken zorluk çekmedir. Duraksama, yanma ve ağrı görülür. Ortalama 50 yaş tehlikelidir. Bezin büyüklüğü, şekli ve rektal sıvı sıklığına bakılır.

Prostat spesifik antijen testi uygulanabilir. Meni ve sperm sıvılaştırma ve serbestleştirme için prostat bezi kritiktir. Prostat muayene ve testleri keyifli olmayacaktır fakat bir yaştan sonra sık sık düzenli muayene ve kontrollere gitmek şarttır. Belirti veremeyebilir ve kanser ilerleyebilir. Ultrason tabanlı tanı süreci de önemlidir. Kanser dokulara ve diğer bölgelere yayılabilir erken davranmak hayat kurtarır. Gelişmiş yöntemlerle taramalar ve tedavi seçenekleri hastalara uygulanır.
Kaynak.7gunsaglik.com

3 Boyutlu Meme Görüntüleme Tekniği ve Kanser

3 boyutlu dijital mamografi tekniği olan tomosentez taraması meme kanserinde önemli bir etken.

Bu son tarama yöntemi ile kanser tarama oranları artmış. Tespit saptama ve başarı oranları bu teknikle artmıştır. ABD’de 2011’den beri yaygın olarak kullanılmaktadır. 50 yaş üzerindeki kadınlarda %35 oranında kanser sebepli ölümleri önlüyor. Erken teşhiste başarılı bir yöntem. Zaman zaman yanlış sonuçlar da üretebiliyor.

Meme sıkıştırılır ve mamografi uygulanır bu nedenle rahatsız edici de olabilir. X ışınları ile uygulanan bu yeni yöntem ile az bir basınç uygulanır. 3 boyutlu görüntüler elde edilir. Kanser algısında önemli bir artış olmuştur. Doğru sonuçları ve etkinliği ile tedaviye daha önde başlanır. Gereksiz tetik, tarama ve biyopsi gibi aşamalardan geçilmiş olur.
Kaynak.7gunsaglik.com

Çene Eklemi Ağrısını Gidermenin Yolları

Çene eklemi hastalıkları yemek yemeyi, çiğnemeyi ve konuşmayı engelliyor. Ağrı da veren bu hastalıkların ağrısı nasıl giderilir?

Çene eklemi hastalıkları ciddi ağrılara neden olur. Bu, yemek yemenizi ve çiğnemenizi olumsuz etkiler. Çareleri ise şunlar:

Diş gıcırdatmalarını engellemek için dişlik kullanılır.

Eğer eklemde artrit, kayma, fonksiyon bozukluğu veya sinüs sorunları varsa ilaç tedavisi denenir.

Düzelmezse bir ortodonti uzmanı ile görüşülmesi gerekir.

İleri durumlarda cerrahi ile düzeltmeye ihtiyaç duyulabilir..Kaynak.7gunsaglik.com

Diş Tedavisi Onlarda da Sıkıntılı

Gürcistan’ın bir ilçesinde diş hekimi olmadığından vatandaşlar merkeze gitmek zorunda. Bu durum gittikçe tepki çekiyor..

Yaklaşık 1 yıldır diş hekimi olmayan Posof ilçesinde, vatandaşlar diş tedavileri için Gürcistan'a gidiyor.
Bölgeye daha yakın olması ve vizesiz geçişler nedeniyle Gürcistan'ın Ahıska kentine giderek diş tedavilerini yaptıran Posoflular, ilçelerine kısa sürede diş hekimi atanmasını bekliyor.

İlçe sakinlerinden Osman Kömür, yaptığı açıklamada, Posof'ta diş hekimi olmaması nedeniyle 80 kilometre uzaklıktaki Ardahan yerine 15 kilometre uzaklıkta bulunan Gürcistan'a gitmeyi tercih ettiklerini söyledi.

Kömür, ilçelerinde diş hekimi olmaması nedeniyle başka bir ülkeye muayeneye gittiklerini, Gürcistan'a geçişlerde zorluk yaşamadıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Gürcistan'da sıra beklemeden tedavi oluyoruz. Ayrıca kimlikle geçiş bize çok kolaylık sağladı. Ardahan'dan Kars'a veya Erzurum'a gider gibi gidiyoruz. Örneğin Ardahan'a gitsek hem 80 kilometrelik yol kat ediyoruz hem de sıra bekliyoruz. Kışın Ardahan birazda sıkıntılı bir yol haline geliyor. Çok kez de yolumuz kardan dolayı kapanıyor. Ama Gürcistan'a giderken böyle bir sorunla karşılaşmıyoruz.”

Kömür, Gürcistan'da uygun fiyata muayene olduktan sonra ilçelerine dönüş yaptıklarını söyledi.

Posof Kaymakamı İbrahim Halil Şivgan ise ilçede doktor sıkıntısı olduğunu, bu sorunun giderilmesi için çalıştıklarını söyledi.

Kaymakam Şivgan, “Tabi ki bu vatandaşımızın bir tercihidir. Sıkıntıyı biliyoruz. Kaymakamlık olarak hastanemize diş doktorunun biran önce gelmesi için çalışıyoruz. 2013 yılında bir diş doktorunun atanmasını bekliyoruz” dedi.
Gürcistan'ın Ahıska kentinde görev yapan diş hekimi Saroji Murahti da Türkiye'den çok sayıda hastayı muayene ettiğini belirterek, son 1 yıl da gelen hasta sayısında ise artış görüldüğünü kaydetti..Kaynak.7gunsaglik.com

Ağız ve Diş Sağlığına Önem Verin

Bembeyaz gülümsemeyi kim istemez? Diş etleriniz de dişleriniz de sağlıklı ve ışıl ışık olmalı. Diş estetiğinde bilinmeyenleri Dt. Çakmakçı anlatıyor..

Hisar Intercontinental Hospital Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü Uzmanı Dt. Banu Okur Çakmakcı ile estetik diş hekimliğini konuştuk…

Diş hekimliğinin ağız ve diş sağlığının yanı sıra estetik olarak da görev yaptığının altını çizen Dt. Çakmakcı; ‘Estetik diş hekimliğinde en sık kullanılan ve yaprak porselen olarak da adlandırılan tedavi şekli kaplamalardır (laminate veneer). Bu yöntemde diğer porselen diş yöntemlerinin aksine dişten çok az bir mine dokusu kaldırılır ve diş daha az hasar görür. Yaprak porselenler sağlam, renkleri bozulmayan ve dayanıklı malzemelerden üretilirler. Çok ince, ışık geçirgenliği olan ve metal içermeyen bu porselenler daha estetik sonuçlar alınmasına imkan verir. Böylece küçük bir müdahale ile çok kısa sürede sağlıklı ve doğal bir görünüş elde edilir.’ diye konuştu.

Diş Estetiği İçin Uygun muyum?

• Güldüğünüzde diş etleriniz çok görünüyorsa,
• Dişlerinizde şekilsel bozukluklar varsa,
• Dişlerinizin aralıklı olmasından memnun değilseniz,
• Dişlerinizde çapraşıklık var; ancak ortodontik tedaviden kaçınıyorsanız,
• Diş beyazlatma yöntemlerine rağmen dişlerinizde renkleşme sizin için yeterince azalmadıysa,
• Ön bölge dişlerinizde eskimiş büyük dolgularınız varsa,
• Diş yüzeyleriniz aşınmışsa,
• Kırık dişleriniz varsa,
• En önemlisi yepyeni bir gülüş istiyorsanız.
Bu maddelerden herhangi birine yanıtınız evetse diş estetiği uygulamalarından faydalanabilirsiniz.

Nasıl Uygulanır?

Öncelikle dişlerinizin ölçüsü alınır. Laboratuvarda dişlerinize hiçbir müdahalede bulunmadan dişlerinizde oluşacak değişim 3 boyutlu olarak gösterilerek prova çalışması yapılır. Hekiminizle verdiğiniz ortak kararla uygulamaya başlanır. Lokal anestezi ile dişleriniz belirli ölçüde aşındırılarak ölçüsü alınır ve geçici dişleriniz hazırlanır. Kaplama (laminate veneer) dişlerinizin laboratuvardan geliş süreci beklenir. Gelen dişler ağzınıza yerleştirilerek ağız ve yüzünüzle uyumu kontrol edilir. Beklentiler karşılandıysa özel yapıştırıcılarla yapıştırılır. Kaplamalar (laminate veneer) lekelenme ve aşınmaya karşı çok daha fazla dirençlidirler. İyi ve düzenli bir ağız bakımı gerçekleştirirseniz, çok sert gıdaları ısırmaktan, tırnak yemek gibi kötü alışkanlıklardan kaçınırsanız, laminate veneerleri 15-20 yıl sorunsuz kullanabilirsiniz. Yine de her 4-5 yılda bir hekiminiz tarafından kontrol edilmeniz gerekir. Böylece ortaya çıkabilecek olumsuzlukların da önüne geçmiş olursunuz..Kaynak.7gunsaglik.com

Gebelikte 20 Haftadan Sonraki Taramalar

Gebeliğiniz düzenli olarak ilerliyorsa dahi 20. haftadan sonra da tarama test ve kontrollere devam etmelisiniz.

Bebeğin gelişimini izlemek kontrollerini yaptırmak son ana kadar önemli. Kan basıncı, kalp ritmi, idrar ve kan testleri, sağlıklı bir akış içinde olmalıdır ve bunlar takip edilmelidir. Önceden bir sağlık sorunu olan gebelerin bu konuya daha çok önem vermesi gerekir. Gebeliğin sonlarında doğru hangi taramalar yaptırılmalıdır?

Son 3 ayda bebeğin büyüme durumu izlenmelidir, bu da gelişim taramasıyla yapılır. Sizde var olan belirtileri de dikkatle takip edin. Rahim ve karın bölgesindeki basınç, ağrı, değişimlere dikkat edin.

Bebeğin amniyotik sıvısının yeterli düzeyde olması da önemli ki bu da taranır ve izlenir. Plasenta pozisyonu kontrolü, ikiz ve daha çok bebek varsa onlara dair taramalar, bebeğin doğuma hazırlanma pozisyonu (popo kısmından geliyor olabilir), kalp taramaları özenle yapılmalıdır.
Kaynak.7gunsaglik.com

Loğusalıkta Süt Üretiminiz Az mı?

Birçok yeni annenin aklına takılan sorunların başında acaba sütüm yeterli mi sorunu vardır.

Bu da bebeği sürekli emzirmenize yol açar ki bu hatalıdır. İyi haber birçok annenin fazlasıyla süt üretebilmesidir. Böylece siz fazla kilolarınızdan kurtulursunuz bebeğiniz normal gelişimini tamamlar. İlk birkaç günde fazlalıkların %5 ila %10 u gider. İlk haftadan sonra bebeğinizin normal gelişimini sürdürdüğünü göreceksiniz. Bebeğin yeterli derecede süt aldığını nasıl anlayacaksınız?

Gün içinde en az 5-6 kez uykuya dalıyorsa ve sorunsuz oluyorsa, sağlıklı görünüyorsa, keyfi yerindeyse, dışkı rengi  sarıya dönük açıksa bunlar iyiye işarettir. Fakat her zamankinden daha az süt emmeye başladıysa göğsünüzden daha az süt geliyorsa bebeğiniz zayıflıyorsa daha kısa sürede doyuyorsa bunlar da kötüye işarettir. Göğüslerin zarar görmemesi, 6 aydan önce sütten başka bir şey verilmemesi, sıkça bebeğin beslenmemesi, sizin de sağlıklı olmanız gerekiyor.
Kaynak.7gunsaglik.com

Klostrofobi Nedir? Belirti ve Nedenleri Nelerdir?

Klostrofobi, kapalı alan korkusu olarak ifade edilen psikolojik bir hastalıktır. Klosrofobi sorunu olan bireyler dar ve kapalı alana girmekten ürkerler ve bu ortamlarda nefes sıkışması, panik atak gibi olumsuzlukları yaşamaktan korkarlar.

Hastalar, asansörlerde, kabinlerde, kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunamazlar. Toplumlarda ortalama her yüz kişiden onu değişik oranlarda klastrofobik rahatsızlığına sahiptir.

Belirtileri:
-Bireyin bulunduğu ortamda duvarların ve tüm eşyaların üzerine geliyormuş gibi düşünmesi ve kendini kapana sıkıştırılmış gibi hissetmesi
-Tiyatro, uçak, asansör gibi girmekten kaçınması
-Kapalı bir alanda kaldığında nefes darlığı, çarpıntı, terleme, titreme, gibi durumlara maruz kalma ve kendini boğuluyormuş gibi hissetme gibi durumlar birer klostrofobik belirti olarak tanımlanabilir.

Nedenleri:
Klostrofobi, birçok nedene bağlı olarak gelişen bir psikolojik hastalıktır. Bu nedenleri şu şekilde sıralayabiliriz:
-Bireyin geçmişte yaşadığı sarsıcı olaylar
-Ailede bu hastalığın var olması ve bu durumun bireyi çocukluğundan beri etkilemesi
-Kişinin çocukluğunda oda, banyo, tuvalet gibi alanlara cezalandırmak suretiyle kilitlenmesi ve çocuğun burada büyük korku yaşaması.

Tedavisi:
Öncelikle bireydeki bu hastalığın ne derecede olduğu belirlenir. Belirlenen bu dereceye göre psikoterapi uygulanır. Bireyin geçmişine inilerek hastalığa neden olan korkuları saptanır ve hastanın bu korkularını yenmesi sağlanır. Gerekirse doktor tarafından ilaç tavsiye edilebilir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Büyük Göğüslü Kadınların Genel Sorunları

Kadınların pek hoşlanmadıkları bir sorun olan büyük göğüsler çoğu zaman giysilerden taşar ve kötü bir görünüme neden olur.

Her an sanki dışarı çıkacakmış sizi rezil edecekmiş gibi hissedersiniz. Hiçbir mağazada göğüs ölçünüzde uygun sütyen bulamazsınız. Online satış sitelerinden uygun iç çamaşırı aramaya başlar ve stoklar konusunda zorlanırsınız. Kendinizi hayat kadını gibi hissedebilirsiniz. İnsanların gözü çoğunlukla sizde olacaktır veya hep bunu hissedersiniz. Öyle olmasanız bile kendinizi yağlı ve şişman hissedersiniz.

Büyük göğüslü her kadın kilolu değildir, mankenlerde bile bu var. Sütyen giymeseniz bile giymiş gibi şişkin ve düzgün göğüsleriniz var gibi hissedilir. Spor yaparken zorlanırsınız. Açık dekolte giysiler ve bikini mayo yanından taşan göğüsler estetik ve hoş durmaz. Çalışırken sütyen askısı daha sık düşer. En önemli konu eşinizin beğenisinden şüphe edersiniz.
Kaynak.7gunsaglik.com

Perinatal Depresyonda Omega 3

Hamilelik sırasında ve/veya doğum sonrasında görülen depresyona “perinatal” depresyon deniliyor ve bu karmaşık rahatsızlığın ortaya çıkmasında omega 3 eksikliğinin de rolü olabileceği tezi üzerinde duruluyor.

PHARMACOTHERAPY adlı dergide yayınlanan bir yazıda annelerin, yan etki veya bebek üzerine olumsuz etkisi olabileceğinden ilaç tedavisi alamayabildiklerinden bahsedilerek, ilaç yerine omega 3 desteği kullanılarak yapılmış çalışmaların sonuçları ele alınıyor.

Dördü randomize ve plasebo kontrollü, üçü de “açık” olarak tanımlanan yedi çalışmanın ortak sonucu, gerek güvenirlik gerekse etkinlik itibarıyla omega 3′ün perinatal depresyon semptomlarının giderilmesinde yararı olduğu şeklindedir.
Kaynak.7gunsaglik.com.tr

Psikoz Riski Yüksek Olanlarda Omega 3

“Archives of General Psychiatry” dergisinin Şubat 2010 sayısında yayınlanan bir araştırma, omega 3 kullanımının şizofreni de dahil olmak üzere birçok psikiyatrik rahatsızlıkta yararlı olabileceğini belirtiyor.
Yapılan bu çalışmada omega 3′ün, eşik altı psikozu olan 13-25 yaş arası olgularda ilk psikotik epizod gelişme oranını düşürüp düşürmeyeceğine bakılmış, ilaveten semptomatik ve fonksiyonel değişimler de değerlendirilmiş.
Sonuç olarak omega 3 kullanımının, eşik altı psikozu olan genç insanlarda psikotik epizod gelişme riskini azalttığı ve önlemek amacıyla kullanılabilecek etkin, güvenli bir çare olabileceği belirtilmekte.
Kaynak.7gunsaglik.com.tr

Yiyerek zayıflamanın adı: Volümetrik diyet

Doyana kadar ve canınızın çektiği şeyleri yiyeceksiniz, aynı zamanda da zayıflayacaksınız. Hayal gibi geliyor değil mi? Oysa hepsi gerçek. ‘Volümetrik diyet’ sayesinde rejimde olmanın artık yeni bir anlamı var.


Amerika’dan gelen yeni bir diyet trendi, diyete olan bakış açısını değiştiriyor. ‘Volümetrik diyet’te amaç; yemeyi sevmek, tadını çıkarmak ve doyana kadar yemek!

Volümetrik diyet, başka bir deyişle ‘hacim diyeti’ olarak da adlandırabileceğimiz bu diyet trendi, yeni bir çığır açıyor. Çünkü temeli, ”doyana kadar ye” prensibine dayanıyor. Nesnelerin hacmini ölçmeye yarayan bir birim olan ‘volümetri’den adını alan diyet yöntemi, besinleri kalori değerlerine göre değil, hacim değerlerine göre sınıflandırıyor. Bir örnek vermek gerekirse: 15 tane üzüm, tartıda 100 gram geliyor ve kalorisi de 70 civarında. 15 tane kurutulmuş üzüm ise en fazla 20 gram ve onun da kalorisi 70 civarında. Peki, 100 gram üzümle mi doyarsınız, yoksa 20 gram kuru üzümle mi? Her ikisinin de kalorisi aynı ise, daha hacimli olan taze üzüme uzanmaz mı şimdi eliniz? Bu soruya ‘evet’ deme ihtimaliniz çok yüksek. Zaten araştırmalar da bunu gösteriyor.

Pennsylvania’da yapılan bir araştırmaya göre insanlar, ‘doyana’ kadar yemek yiyor. Bu durumda ‘ne’ yediğinin de pek bir önemi kalmıyor. Düşük kalorili de olsa, yüksek kalorili de olsa, temel amaç ‘doydum’ hissini yaşamak! Bu araştırmadan yola çıkarak volümetrik diyeti geliştiren Beslenme Uzmanı Barbara Rolls, normalden daha az yiyerek zayıflamanın çok zor olduğunun altını çiziyor:
”Besinleri kısarak yapılan diyet, ilk başta kilo verdirir ama uzun vadede başarılı olamaz. Çünkü ‘açlık’ hissinin bastırılması gerekiyor!”


Bir günlük örnek mönü


SABAH
Aç karnına bir bardak su için. Ardından büyük bir kase içine; yulaf ezmesi, taze meyve parçaları koyun. Bu karışıma yağsız süt, yoğurt ya da meyve suyuyla hacim kazandırın.

ARA
Bir patates salatasının içine bolca salatalık doğrayın. Bu, salatanızın hem hacmini artıracak, hem de daha doyurucu olacak.

ÖĞLE
Sade suya tirit tarzı çorbanızın hacmini artırmak için kepekli makarna ve sebzelerden faydalanın. Makarna yerine bulgur, yarma, pirinç gibi bakliyatlar da kullanabilirsiniz. Kurubaklagiller de çorbaya ayrı bir lezzet ve hacim katar. İsterseniz içine arada bir tavuk, balık ya da et parçaları atın. Eğer zengin bir çorba içme şansınız yoksa; balık ya da tavuk filetosunun yanında bol salata ve sebze yiyebilirsiniz. Ardından küçük bir sütlü tatlı ya da meyve alabilirsiniz. Bol bol su içmeyi unutmayın!Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

İşte kulak çınlamasının nedeni

Kulak çınlaması sanıldığı kadar basit bir olay değil aksine ciddi hastalıkların habercisidir..

Atatürk Üniversitesi (A.Ü) Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Enver Altaş, toplumun yaklaşık yüzde 30′unda kulak çınlaması görüldüğünü, özellikle 40 yaş üzerindekilerde bu duruma daha sık rastlandığını söyledi.
Kulak çınlamasının hastalık olmadığını belirten Altaş, “Kulak çınlaması bir hastalık değildir, çeşitli hastalıkların belirtisidir. Birçok hastalık kulak çınlaması şeklinde kendini gösterir. Kulak çınlaması, tümör ve damar hastalıklarının habercisi olabilir” dedi.

Kulak çınlamasının uğultu, gürültü, ince bir ses, rüzgar sesi ya da nabız vuruşu şeklinde kendisini gösterdiğini kaydeden Altaş, “hayatı tehdit eden çınlamalar, genelde nabız vuruşu şeklindedir” diye konuştu.
Kulak çınlamasının, objektif kulak çınlaması ve subjektif kulak çınlaması olarak iki gruba ayrıldığını aktaran Altaş, objektif çınlamada, hastayı muayene eden doktorun çınlama sesini duyduğunu belirterek, “objektif kulak çınlamaları,
atar damar ve toplar damar arasındaki kısa bağlantılardaki hastalıkların, damar tümörlerinin belirtisi olabilir” dedi. Subjektif kulak çınlamalarında ise, çınlama sesini sadece hastanın kendisinin duyduğunu vurgulayan Altaş, “kulak çınlamalarının yüzde 90′ı subjektif çınlamadır. Subjektif kulak çınlamasında, kulakla ilgili çınlamaların yanında, kulak dışı sebepler de mevcuttur. Kulak dışı hastalıklar, yaşa bağlı olarak ortaya çıkar” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Altaş, subjektif kulak çınlamaları olan hastaların kulaklarında kireçlenme, iç kulak tümörleri, kandaki yağ miktarında artış, guatr hastalıkları, diyabet, kansızlık, depresyon, psikolojik problemler, yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkların olabileceğini anlattı.

“KULAK ÇINLAMASINI CİDDİYE ALIN”

Kulak çınlamalarının birçok hastalığın belirtisi olduğu için ciddiye alınması gerektiğinin altını çizen Altaş, “tümör ve damar hastalıklarının sebep olduğu kulak çınlamaları, hayatı tehdit edici olabilir. Bunun için kulak çınlamaları mutlaka ciddiye alınmalı. Kulak çınlaması olan hastalar, mutlaka muayene olmalı” dedi.

İlaçların yüksek dozda kullanılmasının işitme kaybına neden olabileceğini belirten Prof. Dr. Altaş, kulak çınlaması görülen hastaların baş, boyun, kulak ve burun muayenesi olması gerektiğini söyledi.

Hastanın teşhisi konduktan sonra kulakta kireçlenme, iç kulak tümör hastalıkları gibi durumlarda cerrahi uygulamanın mümkün olduğunu ifade eden Altaş, şöyle devam etti:

“Kulak çınlaması görülen hastaya öncelikle psikolojik destek verilmelidir. Tümör ve damar problemlerinin dışında hayati bir tehlikesinin bulunmadığı hastaya anlatılmalıdır. İşitme sinirlerini kuvvetlendiren iç kulağın beslenmesini arttıran çeşitli ilaçlar kullanılmalıdır. Çınlama görülen hastalara aşırı yorgunluk, stres, uykusuzluk gibi vücudu genel anlamda etkileyen nedenlerden uzak durmaları önerilir.”

Altaş, işitme kaybına neden olan kulak çınlamaları için maskeleme yönteminin kullanıldığını belirterek, “işitme kaybına neden olan kulak çınlamalarında, çınlamayı maskeleyen cihazlar, işitme cihazına eklenir ve hastaların bu çınlamayı duyması engellenir. Hastaların önemli bir kısmı bu yöntemden fayda görmektedir” diye konuştu.

KBB Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Altaş, kulak çınlamasından şikayetçi hastaların koyu kahve, alkol ve sigaradan uzak durmalarını önerdi.Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Antipsikotik İlaçlar Çocuk Diyabeti Sebebi mi?

Seroquel, Abilify ve Risperdal gibi antipsikotik ilaçlar yeni bir araştırmaya göre bir yıllık kullanım sonucunda çocuklarda şeker hastalığı riskini oluşturuyor.

Bu ilaçlar genelde şizofreni hastalığında kullanılmaktadır. Çocuklarda çift kutuplu bozukluk, dikkat eksikliği hiperaktivite ve depresyon gibi ruh hali bozukluklarının tedavisi içindir. Reçeteli bu psikiyatrik ilaçlar yan etki olarak diyabet yapıyor.

Tip 2 diyabet riski yüksek. Yetişkinlerde daha önceden de bilinen bu gerçeğin çocuklarda görülmesi yeni saptanan bir durumdur. Son yıllarda çocuklarda görülen diyabet oranları 7 kat artmıştır. 14 ila 20 yaş arası gençlerde de bu oran 5 kat artmıştır. Bu ilaçlar duygu durumunu düzenlerken içerdikleri kimyasallar diğer sorunlara yol açmaktadır. Anksiyete bozukluklarını tedavi ederken diyabet gelişme riski var oluyor.Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Diyabet ve Prediyabette Aile Öyküsü Faktörü


İnsanlar genelde prediyabet sürecini bilmezler. Diyabetten önce gelişen bir süreçtir.

Ailede obezite veya diyabet öyküsü olan kişilerde prediyabet riski daha yüksektir. Kan şekeri düzeyleri diyabetten daha yüksektir, bu risk tip 2 diyabette artar. Çalışmalarda 5400 kişi incelenmiş ve kan şekeri düzeyleri normal diyabetten daha yüksek olan 2600 prediyabet hastası belirlenmiştir. Ailede diyabet ve prediyabet görülen kişilerde bu risk artmaktadır ve prediyabet normal diyabetten çok daha ciddidir.

Yeni bulgular ve sorular da ortaya çıkmıştır ve çalışmalar halen yürütülmektedir. Alman çalışmaları ve North Shore Üniversitesi araştırmacıları bu sonuçlara varmıştır. Zaman içinde bu hastaları izlemek ve sonuç ile değerleri saptamak yararlı olacaktır. Kilo kaybı veya artışı bu süreci nasıl etkiliyor görülecektir. Aile faktörü bu hastalıkta çok önemlidir ve kilo faktörü de durumu etkilemektedir. Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Çevre Baskısı Gıda Seçimlerinizi Etkileyebilir

Çevre, mahalle, aile, akraba ve en önemlisi akran- yakın arkadaş baskısı yemek seçimlerinizi etkileyebilir.

İngiliz araştırmacılara göre, sağlıklı beslenmeyi teşvik kampanyaları halk sağlığı politikalarını etkiliyor. Sağlıklı beslenme bilinse dahi arkadaş etkisiyle baskılarla yanlış gıdalara yönelebiliyoruz. Liverpool Üniversitesi’nden baş araştırmacı Eric Robinson kanıtlara ve akran baskılarına bakarak yeme davranışları sosyal bulaşıcı fikirler üzerinde bir tutarlılık görmüştür.

Yani gıda seçerken etrafımızdan etkileniyoruz. Sağlıklı beslenmeyi vurgulamak için daha fazla halk kampanyaları düzenlenmeli. 8 kişiden 7si arkadaş ve çevresinden etkilenerek gıda seçimi ve yemek seçimi yapıyor.

Öneriler ve etkilemeler alışveriş ve beslenmede öne çıkıyor. Düşük ya da yüksek kalorili gıda olarak ayrım yapılmıyor çevreden görülen edinilen alışkanlık ve fikirler önemli oluyor. Sosyal normlar beslenme düzenimizi etkiliyor. Sosyal gruplar yeme alışkanlıklarımızı değiştiriyor. Yalnız yemek yemek bu durumda daha sağlıklı karar vermek adına daha önemli. Sözel ve davranışsal hareketler motive olup olmamamızı etkiliyor..Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

40 Yaşından Sonra Beslenme Değişimleri

Yaşlanmayla birlikte kilo durumunuzun da değişmesi gerekmez, ama sağlıklı beslenme düzenine geçmelisiniz.

Kadınlar 40’lı ve 50’li yaşlardan itibaren beslenme durumlarına dikkat etmeliler. Hormon aktiviteleri böylece daha sağlıklı işleyebilir. Hormonal değişiklikler vücut yapısını değiştirebilir. İnce kalma ve menopoz sorunlarını azaltmak için sağlıklı beslenmek gerek.

Balık. Kalp hastalıklarından korur. Haftada en az 2 kez tüketilmelidir. Somon ve alabalık omega 3 içerir.
İncelmek. Hormon seviyeleri, menopoz belirtileri ve hastalık riskleri sebebiyle fazla kilolarınızı verin. Kalp hastalığı ve meme kanseri riskini azaltır. Sıcak basmaları riski de azalır.
Kemikler için kalsiyum. Günde 1000-1200 mg kalsiyum almak gerekir. Östrojen desteği, kemik sağlığı için osteoporozu önlemek adına tüketilir.

Şişkinlik sorunları. Menopozda birçok kadın şişkinlik sorununu yaşar. Hormon dalgalanmaları buna sebeptir. Vücut aşırı su tutar, tuzu azaltmak gerekir. İşlenmiş karbonhidratı kesin. Sağlıklı lifler tahıllar tüketin. Meyve ve sebzeye önem verin.

İçki durumu. İçecekleri tüketmeden önce iki kere düşünün. Kırmızı şarap az tüketildiğinde kalbi korur. Menopoz döneminde alkolün yararından çok sakıncaları öne çıkar.
Soya. Bitkisel içerikli beslenmek gerek. Meme kanseri ve östrojen düzeyleri açısından soyalı ürünler tüketmeden önce doktorunuza danışın.



Buzlu bitki çayı için. Sıcak içecekler yerine ferahlatan şeyler için. Buzlu meyve çayları idealdir. Sıcak içecekler sıcak basmasına iyi gelmez. Kilo kaybı için de bu içecekler gayet uygundur. .Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Yağ Yakımına Yardımcı Zayıflama Hareketleri

Spor salonuna gitmek için vaktiniz yoksa evde ve kendi çevrenizde kolayca yapabileceğiniz sporlar da var.

İşte en faydalı kardiyo egzersizleri ve basit hareketler. Jessica Alba, Halle Berry gibi dünyaca ünlü yıldızlar bu yöntemlerle formunu koruyor. Yağ ve kalori yakmak için bu önerileri mutlaka dikkate alın.

Paten kaymak. 30 dakikada 425 kalori yakar. Uyluk, bacak, popo kasları için çok etkilidir. Çekirdek dengeyi koruyarak iç bacakları da sıkılaştırır. Eklemlere fazla baskı uygulamaz. Koruyucu dizlik, başlık gibi donanımlarınızı takın. Orta ve tempolu sıklıkta kayın.

Koşu. 30 dakikada 374 kalori yakar. Koşucuların kilolu olduğunu kimse görmemiştir. Büyük oranda yağ yaktırır kasları güçlendirir. Popo ve bacak kasları güzelleşir. Hızınızı kendinize göre ayarlayın.

İp atlamak. 30 dakikada 340 kalori yakar. Yine aynı şekilde kas gruplarının birçoğunu güçlendirerek yağ yakar. İpin kulpunu sıkıca tutun. Vücudunuz dik konumda olsun. Hızınızı artırarak atlayın.

Hulahop. 30 dakikada 300 kalori yakar. Genişçe bir çember de işinizi görür. Hızınıza göre hulahopu bel etrafında çevirin. Beyonce gibi sıkı kalçalara kavuşacaksınız.

Tenis. 272 kalori yakar. Tenis kortu ve raket bulamasanız bile duvar tenisi, masa tenisi gibi türlerini oynayabilirsiniz. Zorluğu gittikçe artırın mesela mesafeyi ve hızınızı artırın.

Dans. 221 kalori yakar. Latin şarkıları eşliğinde kendinizi ritme kaptırın ve yavaş dans etmeyin.
Tempolu yürüyüş. Düzenli olarak tempolu yürüyüş yapmak kilo verdirir kas yaptırır.
Tırmanış gibi uç sporlar da yüksek oranda kalori yaktırır. .Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Hamilelikte Piercing Kullanımı Sakıncalı Mı?

Her insanın cildi farklıdır farklı maddelere değişik tepkiler gösterir.

Hamile cildi çok hassastır yabancı madde kullanımı tenden bebeğe ve gebeye zarar verebilir. Peki hamilelikte piercing kullanımı riskli midir? Eğer gebelik öncesinde de takı mücevher piercing kullanıyorsanız gebelikte de devam edebilirsiniz ancak gebelikte yaptırmayın. Çünkü normal hayatınızdaki cildiniz bu dönemde hassaslaşır. Gebelikte evre evre vücut değiştikçe bu maddeler size ve bebeğinize zarar verecektir.

Özellikle göbek piercingi sezeryan doğumda çok risklidir ve doğum gerçekleşemeyebilir. Doğumdan önce en azından çıkartılması mutlaka gerekir. Bebek içinizde büyüdükçe piercing ve benzeri takılar ona da batacaktır. Göğüs ucu piercinglerinde ise göğüsler genişledikçe süt bezeleri rahatsız olur ki emzirme döneminde yine çıkarılması gerekir. Eğer bu takıları takmakta direnirseniz bakımı ve temizliğini çok iyi yapmanız sürekli kontrole gitmeniz gerekir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Corona Virüsü İnsanlık İçin Büyük Tehlike

Corona Virüsü son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz riskli bir virüs.. Peki bu virüs nereden çıktı, kimlerde görülebilir? Nasıl korunabiliriz, belirtileri, nedenleri ve tedavisi..

Hisar Intercontinental Hospital Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ramazan Gözüküçük anlattı:

Corona virüsü nedir?

Corona virüsler, çoğu insanın hayatının bir anında karşılaştığı virüslerdir. İnsan corona virüsleri genellikle hafif ve orta şiddette üst solunum yolu hastalıklarına neden olur. Corona virüslerin alfa, beta ve gama olarak bilinen üç alt grubu vardır; ayrıca delta corona virüsleri denilen dördüncü yeni bir grup vardır; SARS-CoV. İnsan corona virüsleri ilk olarak 1960′ların ortasında tespit edilmiştir. Şu ana kadar sadece Suudi Arabistan, Katar ve Ürdün’de görülen virüs 3 kişinin ölümüne neden oldu.

Nasıl bulaşır?

Corona virüsler birçok farklı canlıda hastalıklara neden olabilir. Ancak, SARS-CoV insanlar ve maymunlar, Himalaya misk kedisi, rakun köpeği, kedi, köpek ve kemirgenler gibi hayvanlara bulaşabilir. Kış aylarında daha çok görülen bu virüs; özellikle solunum yolları, karaciğer, mide, barsak ve sinir sistemini etkileyebilir. Grip gibi kolayca, öksürme ve hapşırma ile havaya saçılan virüslerin alınması, enfekte materyale dokunulmasının ardından ağız ve buruna temas sonucunda bulaşabilir.

Belirtileri nelerdir ve tanısı nasıl konulur?

Çoğunlukla üst solunum yolu hastalıkları belirtileri olan burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı ve ateş olabilir. Bu virüsler bazen zatürre gibi alt solunum yolu hastalıklarına yol açabilir. Bu durum, kalp-akciğer hastalığı, bağışıklık sistemleri yetersizliği veya yaşlı olan kişilerde daha sık görülür. Klinik belirtiler hafif olduğundan laboratuvar testleri genellikle çok sık kullanılmaz. Ancak gerektiğinde serolojik tetkikler ve polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) gibi laboratuvar testleri kullanılabilir.

Nasıl tedavi edilir?

Coronavirüs hastalığı olan çoğu kişide hafif seyirli olduğundan ilaç tedavisine gerek kalmadan iyileşir. Ancak, bazı belirtileri azaltmak ve hastayı rahatlatmak için ağrı kesici-ateş düşürücüler, öksürük ilaçları ile bol sıvı desteği ve istirahat önerilir. Ek hastalığı ve durumu ağır olanların hastanede yatarak tedavileri gerekebilir.

Korunmak için neler yapılabilir?

Coronavirüs enfeksiyona karşı korumak için mevcut aşı bulunmamaktadır. Genel önlemlere dikkat ederek enfeksiyon riskini azaltmak mümkün olabilir. Sık el yıkama alışkanlığı ve hasta kişilerle temastan kaçınmak önemlidir.

Çocuklarınızı Grip Döneminden Korumanın 5 Yolu

Grip sezonuna girdik, özellikle bağışıklığı zayıf olan çocukları bu hastalıklardan nasıl koruyabiliriz işte 5 yöntem.

1. Bu mevsimde erkenden grip aşısı yaptırın. Hastalık kontrol ve önleme merkezleri grip aşısı hakkında uyarıyor. %62 etkili olan grip aşısını çocuğunuza yaptırın. Hastalığı ve belirtilerini yol açabileceği durumları önlüyor. Süresini kısaltıyor.

2. Mikroplar hakkında bilinçlendirin. Sosyal ortamlarda en çok da okullarda bir öksürük ve hapşırıkla yakın temasla mikroplar hemen bulaşır. Çocukları bu konuda uyarın. 6 metre uzaklık idealdir. Ağız ve burun özellikle korunmalıdır. Ev ortamını ve kullandığı tüm giyecek, oyuncak, yatak, bilgisayar ve benzeri şeylerin temizliğine dikkat edin.

3. Ortak paylaşılan yüzeyler ve nesneler mikrop yayıyor. El yıkama alışkanlığı edinmesini sağlayın. En az 20 saniye boyunca sabun ve suyla el yıkamasını sağlayın. Grip virüsleri 8 saat kadar bir ortamda yaşayabilir.

4. Sağlıklı kalın. Siz de kendinize dikkat edin. Grip bulaşıcıdır. Sebze meyve ağırlıklı sağlıklı beslenin. Dinlenmeye uykuya özen gösterin ve çocuğunuza özen gösterin. Fiziksel aktivitede birlikte bulunun. 10 saat uyumasına özen gösterin. Bol sıvı alın.

5. Grip olan çocuğunuzun hastalık belirtilerini gidermeye çalışın onu rahat ettirin. Evde dinlendirin ilaçlarını düzenli içirin bol sıvı verin. Öksürük ve tıkanmalar için ılık bal içirin, göğüs kremleri sürün buharlaştırıcı tuzlu suyu buruna sürün. Kötüleşen ateş ve öksürük durumlarında acilen doktora götürün ve önerilen ilaçları ona verin..Kaynak.,

Boğaz Ağrısında Antibiyotik Kullanımı Sakıncalı mıdır?

Bazı hastalar ilaç tedavisine cevap veremeyebilir. Gereksiz antibiyotik kullanımı da çok risklidir.

Antibiyotikler sadece bakteriyel enfeksiyona karşı savaşabilir. Virüslerin neden olduğu bronşit, boğaz ağrısı gibi durumlarda antibiyotik kullanılmaz. Ancak %10 oranında özel durumlarda reçete edilebilir. Antibiyotiklerin doğru kullanımı hakkında teşvikler sayesinde gereksiz durumlarda kullanım oranı %70 azalmıştır.

Hastaların talebi de doktorları zor durumda bırakabiliyor. Boğaz ağrısı ve bronşit rahatsızlıklarında bu ilaçların etkisi olmayacaktır. Kendiliğinden geçmesi ve bitkisel tedavi ile istirahat etmek iyileştiricidir. Bakteriler antibiyotiklere dirençlidir ve bir noktada dirençlerini bu ilaçlar kırar.

Virüs içerikli gribal hastalıklarda ise başka ilaçlar etkilidir. Ayrıca gereksiz antibiyotik kullanımı, döküntü, alerjik reaksiyonlar, ishal ve mantara yol açabilir. Akut bronşit için acil servisleri dolduran hastalar öncelikle çarenin antibiyotik olmadığını bilmeli..Kaynak.,

Normal gebelerin sıklıkla şikayet ettikleri rahatsızlıklar nelerdir?

Normal bir gebelikte bile mide yanması, bulantı, kusma, bel, kasık ya da baş ağrısı ve yorgunluk hissi gibi şikayetler olabilir.
Bulantı ve kusmalar bazı gebelerde hiç görülmez, bazılarında da çok ciddi boyutlara ulaşabilir. Bu şikayetler genellikle dördüncü aydan sonra kendiliğinden geçer. Rahatsızlığı azaltmak için öncelikle sık, az miktarda ve istenenlerin yenmesi gibi önlemler alınır. Bebeğin yeterince beslenemeyeceği endişesiyle gebeyi istemediği şeyleri yemeye zorlamak doğru değildir. Ortam değişikliği de yararlı olabilir. Aşırı kusma olduğunda doktorun önereceği ilaçlar kullanılabilir.
Gebelikte dokuların gevşemesine ve büyüyen rahmin yaptığı baskıya bağlı olarak bel ağrısı olabilir. Uygun egzersizler ve yürüyüşlerle kaslar kuvvetlendirilirse ağrılar azalır. Normal bir gebelikte rahmin her iki yanındaki kordonlar gerilir. Barsakların hareketleri azalır ve gaz artar. Kasıklarda dolgunluk hissi ile zararsız kasık ve karın ağrıları oluşabilir.
Hafif baş ağrıları varsa, bu da genellikle gebeliğin ortalarına doğru, vücut yeni duruma uyum sağlayınca azalır.

Kaynak.7gunsaglik.com.tr

Gebe Kadın Hangi Hareketleri Ve İşleri Yapmamalı? Nelere Dikkat Etmelidir?

Gebe bir kadın vücudunun imkan tanıdığı pek çok işi yapabilir. Ancak zor işlerden, örneğin ağır yük taşımaktan kaçınması yararlıdır. Özetle, gebelikten önceki yaşam temposunu, gerekliyse bazı kısıtlamalarla sürdürebilir. Son aylarda alınan kilolar nedeniyle hareket kabiliyeti kendiliğinden sınırlanır. Bu dönemde kendini zorlamamalıdır. Gebenin sürekli oturarak ya da sürekli ayakta durarak iş yapması bacaklardaki kan dolaşımını bozabileceğinden sakıncalıdır. Sürekli oturarak çalışan gebeler, aralıklarla ayağa kalkarak, dolaşmalıdırlar. Sürekli ayakta durmak gerektiğinde tek ayağını 10 cm. yükseklikte bir desteğe dayamak ve aralıklarla değiştirmek yararlı olur.
Kaynak.7gunsaglik.com.tr

Neem (Maun Ailesinden Bir Bitki) Yağının Yararları

Maun ailesinden bir bitki olan neem bitkisi Hindistan ve çevresine özgü bir bitkidir ve yağı çok kuvvetlidir.

Tohumlarından elde edilen bu yağ, geleneksel tıp alanında da kullanılır. Deri ve saça uygulandığında sağlık ve güzellik verir. Neem yağı, oleik asit ve linoleik asit gibi cilt için faydalı olduğu düşünülen çeşitli yağ asitlerini içerir. Neem yağı genelde saç bakım ürünleri ve şampuanlarında kullanılır. Kuru saçlarda ve kepek sorununda kafa derisine uygulanır ve muhteşem sonuçlar gösterir. Kepek ve kuru saç sorununa son.

Kafa derisine bu yağla masaj yapılır. Seyreltilmiş neem ile bakım yapılır ve durulamadan önce 30 dakika saçlarda bekletilir. Daha sonra durulanır. Ayrıca tırnak mantarı ve akne yani sivilce tedavisinde de oldukça yararlıdır. Cildi yumuşatır canlılık verir sivilce giderir. İçeriğindeki bazı bileşikler nedeniyle doğal böcek kovucu ve öldürücüdür.

Antimikrobiyal bir yağdır. Bakteri, mantar, mikroorganizmaları önler. Çocuklarda saç bitini önler bu şampuanlar revaçtadır. Böcek ısırıklarına karşı etkilidir. Ceviz yağıyla karıştırıldığında sonuçlar daha etkili olacaktır. Topikal kremlerde oldukça güvenlidir. Kaşıntı ve kızarıklık gibi alerjik reaksiyonlara neden olmamak için önce cildiyeye danışın. Ağızdan alınmamalıdır harici sürülmelidir ve kokusu ağırdır..Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Diş Apsesi Nedir?

Çoğu zaman diş çürümesi ciddi bir sağlık sorunu olarak görülmez. Ancak, zamanında ve doğru şekilde müdahale edilmediğinde, daha çok sorun yaratan bir hastalığa yol açabilir.

Çürüme, bakterinin, dişin özünü enfekte etmesine izin verir. Enfeksiyon köke ve çevre kemiğe yayılır. Bu apse olarak bilinir. Eğer enfeksiyon kemiğe ulaşırsa, diş kaybedilebilir. Enfekte diş kökü ve şişmiş doku ağrıya neden olabilir. Eğer kök ölürse, ağrı yok olacak, ancak yavaş yavaş da bitişik kemiğe zarar verecektir. Enfeksiyonun bir bölümü olarak oluşan irin, çene boyunca bir kanalı aşındırabilir ve diş eti üzerinde bir şişme ya da içi irinle dolu bir deri lezyonuna yol açabilir.

Diş Apsesi’ nin Belirtileri Nelerdir?

Dişte sürekli ya da zonklama şeklinde ağrı;

Sıcak ya da soğuk yiyecek ve içeceklere karşı hassasiyet;

çiğnerken ağrı;

Boyunda şişmiş lenf düğümleri

Ateş ve genel kırıklık.

Teşhis

Eğer dişinizde sürekli ve zonklama tarzında bir ağrı varsa, çiğnerken ağrı duyuyorsanız ya da sıcak ya da soğuk yiyecek ve içeceklere karşı hassassanız apseli bir dişiniz olabilir. Hafif ateş, boyunda şişmiş lenf düğümleri olabilir ve genel olarak kendinizi iyi hissetmezsiniz.

Sızlayan dişin yanındaki diş eti üzerinde oluşan şişme bir noktada patlayabilir ve patlarken ağzınızda kötü tat ve koku bırakan yoğun bir sıvı çıkarabilir. Aynı anda, ağrı büyük bir olasılıkla geçecektir. Eğer bu semptomlardan herhangi birini yaşarsanız, derhal diş hekiminize başvurun. Diş hekiminiz dişinizi muayene eder ve ne yapılması gerektiğine karar verir.

Diş Apsesinde Tedavi

Diş hekiminize gitmeden önce, aspirin ya da başka bir ağrı giderici alarak apse ağrısını geçirmeye çalışabilirsiniz. Yalnız, aspirini doğrudan dişinizin ya da çevre dokunun üzerine uygulamayın. Ağzınızı saat başı ılık, tuzlu suyla çalkalamak yatıştırıcı olabilir ancak tedavi edici değildir.

Geçmişte, apseli bir dişe yapılan tek tedavi, dişin çekilmesiydi Belirli koşullar altında diş çekimi yine de uygun olabilir. Ancak, günümüzde diş hekimleri genellikle apseli dişleri iyileştirmektedirler.

İlk adım olarak, diş hekiminiz büyük bir olasılıkla enfeksiyonu gidermek için bir antibiyotik tedavisi uygulayacak. böylece enfeksiyonun vücudunuzun diğer bölümlerine yayılmasını önleyecektir. Rahatlamanız için ayrıca reçeteye ağrı giderici ilaçlar yazabilir.

Dişinizi kurtarmak için diş hekiminiz, o bölgeyi uyuşturabilir ve daha sonra o dişin diş özü yuvasına bir delik açabilir. Bu basıncı azaltacaktır. Diş özü yuvası temizlenir, dezenfekte edilir ve hareket etmeyecek şekilde bir maddeyle doldurulur. Apseli diş temizlendikten sonra eğer şişme devam ediyorsa, diş hekiminiz aktinomikoz adı verilen bir hastalık olup olmadığını anlamak için özel bir kültür yapmayı isteyebilir.

Bir sonraki adımda diş hekimi diş içine geçici bir dolgu koyacaktır. Enfeksiyon temizlendikten sonra

Diş hekimi büyük bir olasılıkla sizi birkaç ay içinde tekrar görmek isteyecektir. Tekrar gördüğünde ise apsenin bıraktığı boşlukta kemik ve dokunun büyüyüp büyümediğini saptamak için dişin röntgeni çekilecektir. Eğer boşluk sağlıklı görünüyorsa, tedavi biter. Enfeksiyon devam ederse, ek tedaviler gereklidir ve diş hekimi sizi hastalıklı dokunun (zaman zaman kökün ucunu da içeren bir küçük kısım) ortadan kaldırılması için ameliyat edecek olan bir uzmana gönderebilir..Kaynak.7gunsaglik.com

Kaplıca Tedavisi Çocuklara Ve Bağışıklığa Birebir

Kaplıca tedavisi şifa dağıtıyor. Duruş bozukluğundan bağışıklığa her şeye iyi geliyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hülya Şişli, kaplıca terapisinin, çocuklarda immün sistemi, kemik gelişimi ve sağlıklı büyümeye önemli katkılar sağladığını söyledi.

Şişli, bir süre önce Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Güre beldesinde, kaplıca tedavileriyle ilgili düzenlenen kongreye öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiğini belirtti.
Kongrenin bir termal turizm merkezinde yapılmasının, öğrencilerin, banyo terapisi yapılan merkezleri görüp incelemesi bakımından önemine değinen Şişli, ogranizasyonda, kaplıca tedavilerinin çocuklar üzerindeki etkisinin de alındığını anlattı.

Şişli, kaplıca, çamur banyosu gibi tedavileri tanımlayan balneolojinin genellikle yaşlıların eklem hastalıklarında kullanıldığını ancak bu yöntemin çok geniş hastalık gruplarını kapsayan bir tedavi biçimi olduğunu dile getirdi.

Banyo terapisi ve kaplıca tedavisinin, çocuk hastalarda da kullanılabildiğini aktaran Şişli, çeşitli formlarında su, buhar, tuz banyoları ve iç kürleri şeklinde tedavi uygulanabildiğini vurguladı.

"ÇOCUKLAR DOĞAYLA İÇ İÇE OLMALI"

Şişli, su içi egzersizi tüm çocuklara önerdiklerine işaret ederek, şöyle devam etti:
"Kaplıca suyu çocuklarda bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kemik gelişimi, solunum yolları, kardiyovasküler sistemle ilgili sorunu olan çocuklara da banyo terapisini önermek çok önemli. Banyo terapisi, büyüme hormonları ve bağışıklık sistemini bile etkiliyor. Çocukların henüz ergenliğe ulaşmadan çevreye uyumu ve adaptasyonu iyi değildir. Bundan dolayı çok hastalanıp sıkça üst solunum yolu enfeksiyonu geçirebilirler. Bu durumun, bağışıklık sistemiyle ilgili olarak zayıflığa işaret ettiğini düşünüyoruz. Evden çıkmayan, adeta kavanozda duran bir çocuğun uyum sağlaması zordur."

Çocukların, doğayla iç iç içe olması gerektiğine dikkati çeken Şişli, büyükşehir yaşamlarının, çocukları doğadan uzaklaştırdığını savundu.
"Çocukların 3 haftalık kürle banyo terapisi ortamında olması bile immün sistemine, kemik gelişimine, büyümesine önemli katkı sağlar" diyen Şişli, bu konunun bilimsel çevrelerce yeni yeni kabul edilmeye başlandığını anlattı.

BİLGİSAYAR BAŞINDA ORTAYA ÇIKAN DURUŞ BOZUKLUĞU

Şişli, bilgisayar başında fazla zaman geçiren çocuklarda görülen duruş bozukluğunun tedavisinde de balneolojinin kullanılabildiğine değindi.
Bu tür rahatsızlıkların, az egzersiz nedeniyle oluştuğu bilgisini veren Şişli, şunları kaydetti:

"Bu çocukları egzersize ve banyo terapiye yönlendirmek önemli. Su içinde egzersiz yapması ve kimyasal etkilerinden yararlanmasıyla başarılı bir tedavi uygulanabiliyor. Bir çocuğun gelişim evresinde, onun en iyi şekilde gelişmesi, vücudunu en iyi şekilde kullanmayı öğrenebilmesi için hasta olması gerekmez. Onun doğru yönlendirme ile vücudunu kullanmasını öğrenmesi çok önemlidir. Bu yönde banyo terapisinin katkılarının olacağını söyleyebiliriz.".Kaynak.7gunsaglik.com

Depresyonlu Birine Söylenenler ve Nasıl Anlaşıldıkları

Depresyonda olan bir yakınınıza nasıl davranacağınızı bilemezsiniz. Bu kişilere hassas davranmak gerekir.

Neler söylemeli, neler söylememeliyiz bakalım.

Senin için buradayım.
Aslında, yalnız değilsin, demektir.
Senden daha kötü durumda olanlar da var demek değildir.

Önemlisin.
Sen benim için değerli ve önemlisin demektir.
Kimse hayatın adil olduğunu söylemez demek değildir.

Sana yardım etmek istiyorum.
Sarılmak ister misin, hep yanındayım demektir.
Kendine acımayı bırak, demek değildir.

Depresyon gerçekte var olan bir durumdur.
Sen deli değilsin, ruhsal sorunların var sadece demektir.
Her zamanki halin demek değildir.

Umut var.
Bu dünyada göreceğimiz şeyler var ve güzel olacaklar da var demektir.
Bu kadar depresif olmamaya çalış, demek değildir.

Seni anlamak için elimden geleni yapacağım.
Duygularını yaşamadan anlayamam ama şefkatimi sana verebilirim, demektir.
Neler hissettiğini çok iyi biliyorum denmemelidir.



Seni umursuyorum.
Seni seviyorum demektir.
Sürekli ben, ben demekten yorulmadın mı? Demek değildir..Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Sütyen Kullanmak Meme Kanseri Riskini Artırmaz

Meme büyüklüğü, doğum kontrol hapları, antiperspiranlar bazı ürünler meme kanseri riskinde etkili olabilir.

Genetik çok büyük bir etkendir. Beslenme bozukluğu, stres, düzensiz yaşam kanser sebepleridir. Peki sütyen kullanmak risk midir, hayır. Araştırmalara göre sütyen giymek kesinlikle meme kanseri nedeni değildir. Bu bağlantı yıllardır araştırılmakta ve son noktayı yine uzmanlar koymuş. Meme kanserinde sutyenin hiçbir etkisi olamaz.

Bu haber yıllardır medyada insanların aklını karıştırıyordu ve kadınların son olarak içi rahatladı. Çok sıkı ve sağlıksız olmadığı sürece sutyen takmak kansere neden olmaz. Sutyen lenf nodu drenajını engellemez ve tümöre sebep olamaz. 4 sene boyunca 5000 e yakın kadın üzerinde yapılan araştırmalar bunu doğrular. Günlük kullanımlı olan balonlu hava alan kumaşı rahat ve sağlıklı hiçbir sutyen tümör üretimi yapmaz.
Kaynak.7gunsaglik.com

Kanser Teşhisi Ruh Sağlığını Nasıl Etkiler?

Kanser tanısı üç kişiden birinde ruhsal çöküntülere neden oluyor. Almanya’daki yeni bir araştırmaya göre anksiyete ve depresyon gibi sıkıntılar kanseri öğrendikten sonra başlayabiliyor.

Kanser hastalarının %32’sinde bu sorunlar mevcut. Psikolojik bozukluk ile onkolojik hastalıklar birbiriyle ilişkili. %20 oranında zihinsel bozukluklar da görülebilir. Mide ve pankreas kanseri insanları daha çok yormakta. Kadınlarda rahim ve meme kanseri, erkeklerde prostat pankreas ve akciğer kanseri ön planda ve bu hastalarda ruhsal bozukluklar ortaya çıkabiliyor.

Tedavi edilebilen kanser türleri mesela meme kanserinde hastanın umudu daha fazla kurtulma şansı var. Buna rağmen kadının duygusal dünyası göğsünü kaybettiği andan itibaren boşluğa düşebilir. Kanser tedavisinin yanında psikolojik terapi de önerilir. Endişe ve sosyal uyum sorunları sıkça yaşanıyor. Kadınlar daha hassas ve sorunlarını daha fazla belli edebiliyor. Zayıflıkla başa çıkma adına terapiler şart.
Kaynak.7gunsaglik.com

Genç Erkeklerde Prostat Kanseri: Ne Bilmelisiniz?

Troy Sukkarieh robotik ve ileri laparoskopik cerrahi konusunda uzmanlaşmış kurul sertifikalı üroloji cerrahıdır.

Freehold CentraState Tıp Merkezi’nde görev alan uzmana göre prostat kanseri genç erkeklerde de görülebiliyor. Peki neleri bilmeliyiz? Son 20 yılda gençlerde bu kanseri görülme oranı 6 kat artmış. Hayatı tehdit etme konusunda genç erkekler daha fazla risk altındadır.

Yani prostat kanseri gençlerde daha ölümcül ve riskli. Yaşlılarda daha sık görülse de durum bu. Geç teşhis de tedaviyi zorlar ve belirti vermediği durumlar da vardır. Prostat kanserinde aile öyküsü önemlidir. Baba erkek kardeş amca veya dedede varsa risk artar. Bu da riski 2-3 kat artırır.

Beslenmeyle de ilgilidir, kırmızı etin fazla tüketilmesi bu riski artırıyor. Ayrıca kızarmış ve işlenmiş gıdalar, doymuş hayvansal yağlar ve süt aşırı tüketimleri prostat riskini artırır. Erken teşhis kontrol tedavi önemlidir. Bir yaştan sonra yıllık taramalara gidilmelidir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Akciğer Kanseri ve Belirtileri

Akciğer kanseri normal akciğer hücrelerinin normal dışı çoğalarak akciğer içinde tümör oluşturması durumudur. İspatlanmış en büyük risk faktörü sigaradır, uzun süre sigara içen sigara içenlerin yaklaşık 1/7’sinde akciğer kanseri gelişir.

Kimler Risk Altındadır?
-Sigara kullananlar
-Pasif içiciler
-Ailede akciğer kanseri öyküsü olanlar
-Hava kirliliği
-Kronik bronşit, önceden geçirilmiş tüberküloz ve bazı akciğer hastalıkları bulunanlar
Belirtileri:
-Uzun süre devam eden sıklığı ve şekli değişen öksürük
-Kanlı balgam
-Nefes darlığı
-Ses kısıklığı
-Hırıltılı solunum
-Kilo kaybı, iştahsızlık ve halsizlik
-Yutma güçlüğü
-Sebebi açıklanamayan ateş
-Tekrarlayan bronşit ve akciğer rahatsızlıkları
-Yüzde ve boyunda şişlik
Tedavi:
Hastalık çok erken yani başlama evresinde teşhis edilmiş ise en uygun tedavi cerrahi tedavidir. Yaşama şansları yüksektir. Ancak genel olarak doktora başvurulan akciğer kanserli olguların %80-85’i ameliyat ve tedavi olma şansını yitirmiş durumdadır. Bunun dışında kanser hücrelerini öldürmek ve büyüyüp çoğalmalarını engellemek amacıyla hastalık sürecinde radyoterapi kemoterapi uygulamaları ile tedavi sürecine gidilir
Kaynak.7gunsaglik.com

Geç Yaşta Gebeliğin Olası Riskleri

Yıllar boyunca tekrar eden düşükler, başarısız gebe kalma denemeleri, tüp bebek tedavileri sizi yordu.

40 yaşından sonra gebe kalabildiniz. Peki şimdi ne olacak geç yaştaki gebeliklerin olası riskleri neler? Bebekte öncelikle sağlık problemleri olabilir. Gebelik çok az durumda başarıyla sonlanır ve doğum sağlıklı bir şekilde gerçekleşir. İster maraton koşucusu profesyonel bir sporcu kadar sağlıklı olun, ister egzersize ve beslenmeye önem veren biri bu değişmeyebilir.

Bebek sağlıklı da doğsa maalesef geç gebeliklerde ilk birkaç ay yaşayıp sonra ölebiliyorlar. Bir gün nefes alamadığını fark etmek korkunçtur. Buna karşın iyi örnekler de vardır. Amerika’da 50’li yaşlarda dahi sağlıklı gebelik geçiren sağlıklı bebek doğuran birçok kadın var. İleri yaşlarda görülen tüp bebek tedavisi doğum sorunlarına da yol açar. Kanser varsa doğumu düşünmemelisiniz. Kalp hastalıklarında da durum aynıdır. Hem annede birçok hastalık başlayabilir hem bebekte sorunlar oluşabilir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Gebelikte Diyabeti Tetikleyen Yağlı Kızartmalar

Hamilelikte düzenli olarak bu tip beslenen kadınlar diyabetten kaçamıyor.

Araştırmacılar 21000 gebeyle yaptıkları çalışmada 850 gebede diyabetin geliştiğini saptamıştır. Gebelikten önce de bu tip beslenen kadınların %13’ünde gestasyonel diyabet riski daha yüksektir.

Haftanın altı günü kızarmış, hazır, yağlı ve sağlıksız beslenenlerde ise bu oran %31’e kadar çıkmaktadır. Diyabetin gelişimine yol açan sağlıksız beslenme ilişkisi henüz kesin olarak kanıtlanmasa da, gebelikten önceki beslenme tarzınız ve bu süreçteki beslenme düzeniniz diyabette etken rol oynayabiliyor. Ayrıca bebeğin ileride diyabete yakalanması da olası.

Bu konuda vücut kitle endeksi de önemli. Yani kilolu olmak gebelikten önce de süresince de sağlık açısından riskli ve şeker hastalığına yol açıyor. Bu besinlerin tüketimini azaltmak en aza indirmek veya en güzeli hiç tüketmemek önemli. Anne ve bebek sağlığı için bunlara dikkat edin.
Kaynak.7gunsaglik.com

Huzursuz Bacaklar – Huzursuz Bacak Sendromu

Uyanıkken özellikle uzanmış durumdayken, baldırların içinde ve ara sıra ayaklarda, kalçada veya kollarda duyulan hoş olmayan ürperme hissi
Dayanılmaz biçimde bacakları hareket ettirme
Stres anında belirtilerin kötüleşmesi
Huzursuz bacaklar sendromu bacakların hareket ettirilmediğinde çok rahatsızlık duyulmasıdır.Yatmaya gittikten kısa bir süre sonra başlar. Genellikle yataktan çıkmak, yürümek veya bacakları hareket ettirmek ister. Hareketler belirtileri geçirir ancak bir saat sonra yeniden başlar. Bu kasılmalara myoklonus denir.Bu bozukluklar tehlikeli değildir.Rahatsız edicidir ve uykuyu bozar.

Adele gevşetme teknikleri yardımcı olur. Benzodiazepin grubu ilaçlar kullanılabilir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Alkol Bağımlılığında Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

911 acil hizmetler servisini arayabilirsiniz. Alkol zehirlenmesi belirtileriniz varsa, nefes nefese kalmak, nöbet geçirmek, kusmak ve kan tükürmek gibi belirtilerde zehirlenme durumu olabilir. Ağır bir içki geçmişi, şiddetli yoksunluk belirtileri, tedaviye karşı isteksizlik durumları ciddi ve tehlikelidir. Ölüme yol açabilen belirtileri, hızlı kalp atışı, sallanarak görme, halüsinasyon görme, var olmayan şeyleri duyma, nöbet geçirmedir. Daha fazla bilgi için, intihar uyarı işaretlerine bakınız.

Titreme, karışıklık gibi yoksunluk belirtilerinde hastanın yakınları hemen doktora götürmelidir. Tedavi uygulanmalıdır. İçmeyi bırakıp tekrar başlayan kişiler ve şiddetli mide ağrısı yaşayan bağımlılar derhal doktora gitmelidir. Erken tedavi iyileşme şansını daha çok artırır. Eğer kendinizin ya da tanıdıklarınızın içme sorunu varsa doktora başvurun. Alkol yoksunluğu semptomları teşhis edilip hasta kurtarılabilir. Aile hekimi, genel pratisyenler, hemşire pratisyenler, hekim asistanları, dahiliye uzmanları ve psikiyatristlere başvurulmalıdır. Yoksunluk belirtileri tedavi edildikten sonra, sağlık uzmanları tedavi desteği sağlar.

Lisanslı ruh sağlığı danışmanları, psikologlar ve sosyal hizmet çalışanlarına da başvurulabilir. Destek grupları da size ve ailenize bağımlılıkla ilgili destek verebilir. Alkol bağımlısı ya çevresinden etkilenir ya da kendisi alkole başlar. Tedavide hastalar bu şekilde 2ye ayrılır. Eğer ruh sağlığı ve alkol sorununuz varsa bu çifte tanıdır. Tedavi olunmazsa her iki sorunda birbirini tetikleyerek artırır. İyileşmeye karar verin ve tedavi olun.
Kaynak.7gunsaglik.com

Alkol Rehabilitasyonu İle İlgili Bilgiler

Alkolizm alkol bağımlısı bazı kişilerin karşı karşıya kaldığı oldukça zor bir rahatsızlıktır. Bağımlılık bazı durumlarda ileri seviyelerden olabilir. Alkol bağımlısı bazı kişilerin yaşamları tamamen alkol kontrolünde ilerler. Bu rahatsızlık tamamen iyileştirilemez. Bununla birlikte bazı rahabilitasyon tedavileri kişinin alkol alımına karşı olan direncini arttırabilir. Alkol rehabilitasyonu alkol bağımlısı herkes için uygulanabilir. Tedavi ile aşırı alkol kullanımının altında yatan duygusal, fiziksel ve mental nedenler çözüme kavuşturulmaya çalışılır.

Alkok rehabilitasyon tedavisi türleri kişinin kişisel seçimine bağlı olarak değişir. Belli bir tedavi yöntemi bir hastanın iyileşmesini sağlarken başka bir hasta için olumlu sonuçlar vermeyebilir. Başarılı bir alkol tedavisi kişinin yapısını ve ne istediğini göz önünde bulunduran bir tedavidir. Alkol rehabilitasyonunun başarılı sonuçlar verebilmesi için kişinin eldinden geleni yapması gerekir. Kişi kendi kendisini rehabilistasyona ihtiyacı olduğuna ikna ettiğinde iyileşme süreci başlar. Bu noktadan sonra hasta alkolü bırakabilmek için oldukça büyük çaba sarfetmeye hazırdır. Alkol bağımlısı kişiler alkol alımına karşı dirençli olmayı öğrenmelidirler. Rehabilistasyon süreci zorlu geçebilirve bazı yoksunluk belirtileri ortaya çıkabilir.

Tedavi yöntemleri mutlaka rehabilitasyon merkezlerinde uygulanmalıdır. Bu merkezlerde hasta profesyonel yardım alabilir ve aynı zamanda duygusal destek de görür. Birçok alkol rehabilitasyon merkezi farklı tedavi programları önermektedir. Hasta alkolsüz yaşamayı mutlaka öğrenmelidir. Aksi taktirde tedavi yöntemleri başarılı olamaz.

Bazı rehabilitasyon tedavileri kişinin belli bir süre rehabilitasyon merkezlerinde yatırılmasını gerektirebilir. Bazı tedavi yöntemleri ise ayakta tedaviyi gerektirir. Eğer kişi bu süreçte ailesi ile beraber olmak istiyorsa ayakta tedavi yöntemini seçebilir. Ayakta tedavi olmayı seçen hastalara bazı grup terapisi ve danışma terapisi programları verilir. Bunun yanı sıra bağımlılığı ciddi boyutlarda olan kişiler için ayakta tedavi iyi bir yöntem değildir. Bunun yerine rehabilitasyon merkezinde tedavi daha oumlu sonuçlar vermektedir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Düşme, Kayma ve Kırıklardan Kaçınma Yolları

Düşmeleri ve kaymaları önlemek için bir numaralı egzersiz bir çamaşırı iki elinizle iki yandan çekerek sıkıp tutmaktır.

Güç ve esneklik koordinasyonu sağlanır. Osteoporozlu kişilerde de çok etkilidir. Kendi ayaklarınızı üzerinde sıkıca sağlamca durun. Yürüyün, yüzün, golf ve kayak yapın, tai chi de önerilir. İlaçlarınızın yan etkileri sonucu duruşunuz da etkilenir, doktorunuzla konuşun. Uyku ve baş dönmesi yapabilen ilaçları kullanmayın.

Günlük hayatta kolayca kayıp düşebilirsiniz. Adımlarınızı çok dikkatli atın. Kaygan zeminler, çimli yosunlu, karlı ve bazı parkelerde yavaş adım atın. Mermer ve seramik zeminler de tehlikeli olabilir. Yüksek kapı eşiklerine de dikkat edin. Evinizde mobilyaları akıllıca yerleştirin.

Yol ağzına yürüyüş alanlarına sehpa ve benzeri düşmeyi sağlayacak şeyler koymayın. Kablolara da dikkat. Kapı zili, telefon gibi şeylere koşarken acele etmeyin. Sandalye tepesindeyseniz hele çok dikkat. Banyoda köpüklü sulu kaygan zeminlere dikkat. Banyo paspasları kullanın, terlik giyin yavaş adım atın.

Evcil hayvanlarla birlikte uyumayın sizi çekerek düşürebilirler. Oyuncakları yol üzerinde tutmamaya çalışın. Dökülen sıvıları hemen zeminden silin. Alkolü az tüketin veya bırakın. Zor görmek de düşmelere nedendir, gözlüğünüzü değiştirme zamanınız gelmiş olabilir. Kaymaya başladığınız anda dengelenmeye tutunmaya çalışın. Kalçanın ayrılmasından kaçınmaya çalışın..Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Doğum Kontrol Hapı Akneyi İyileştirir Mi?

Rahatsız edici sivilce ve siyah noktalardan muzdaripseniz bunları doğum kontrol hapıyla da önleyip tedavi edebilirsiniz.

Çeşitli OTC kremleri denediniz ama sonuç alamadınız. Amerikan Dermatoloji Akademisi Dergisi'nde yeni bir araştırmaya göre, doğum kontrol hapı kullananların cildi temizleniyor ve sivilce akne oluşumu önlenip azaltılıyor. Hatta akne kremi ve ilaçları kadar etkili bir yöntem. Araştırmacılar oral kontraseptif antibiyotik ve plasebo etkisini belirlemek için 32 kişiyle kontrollü deney ve araştırmalar yapmıştır.

İlk 3 ve 6 aylık sonuçlar incelenmiştir. Ağızdan alınan doğum kontrol hapları ve korunma ilaçları bir antibiyotik ve kremden çok daha fazla etkili olmuştur. Akne tedavisinde daha iyi etkili ve uzun ömürlü sonuçlar alınabilir. Bu ilaçların yan etkisi ise seks hormonunu bağlayıcı globulin denilen kandaki bir proteini artırmasıdır. Testosteron ve vajina sorunları yaşanabilir. Progesteron ve androjen özellikle artacak ve cinsellik ve normal yaşam sıkıntıya girebilecektir.
Kaynak.7gunsaglik.com

Rahatlama Amaçlı Bir Tedavi: Refleksoloji

Halsiz mi hissediyorsunuz? Soğuk algınlığı mı yaşıyorsunuz? Refleksoloji tedavisiyle nelerin üstesinden gelebileceğimizi doğal tıp doktoru Leah Sherman anlatıyor.


Uykular. Daha dinlendirici ve rahat bir uyku için, ayak baş parmağının arkasına basınç uygulayın. Ucunda dışa doğru ovarak basınç uygulayın bu, uyku hormonu melatonini düzenleyen epifiz bezine karşılık gelir. Ayak parmaklarını sürümek dinlenme ve yatıştırma özellikli endorfin salgılar.


Adet dönemi. Bu dönemde kramplarla boğuşan kadınlar ayaklarını iki eliyle tutup aşık kemiğini ovmalıdır. Serbest kalan parmaklarla ayak baş parmağının ortasına bastırın. Yumurtalıklar ve rahim gibi hormonları düzenlemeye yardımcı hipotalamus bezini yatıştırır.


Sinüs sorunları. Sürekli migren ve baş ağrısı varsa, yavaş ve sıkıca ayakların altına yastık koyup parmaklarınızı aşağı doğru çekmeye çalışın. Bu noktalara basınç uygulayın. Tıkanıklığı da giderir.
Enerji. Ayak topuğundan baş parmağına kadar tüm tabana basın. uygulamak enerji verecektir. Bu nokta da serbest adrenalin, doğal moral yükseltmekten sorumlu olan böbreküstü bezine karşılık gelir..Kaynak.7gunsaglik.com

Apranax Forte

Etkin madde (ler): 550 mg naproksen

Market Formlar: 10 tablet, kabarcıklar içinde 20 tablet.

Kullanım: 550 mg günlük doz başlangıçta, daha sonra 275 her 6-8 saat mg. 1375 mg maksimum günlük doz.

Endikasyonları nöroloji: Migren profilaksisi ve akut migren, nevralji, siyatalji, miyalji tedavisi. jinekoloji sağlamak için: dismenore ve rahim içi araç kullanımı, rahim gevşeme ve analjezi. dişçilik ağrılı diş problemleri, ortak sonra diş çekimi ve ağrı anti-inflamatuar analjezikler. cerrahi ve kas-iskelet sistemi Travmatoloji In: burkulma gibi spor kazaları gibi stres ve post-operatif ağrı,. Kas-iskelet sistemi: bursit, tendinit, sinovit, tenosinovit, lumbago. Bulaşıcı hastalık: ve anti-inflamatuar, analjezik ve antipiretik amaçla ek olarak özel bir tedavi. Romatizmal hastalıklar: Romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilit ve gut tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları: insanların ilaçlara naproksen ve aspirin, vb gibi hassas olarak. Ilaçlar astım, alerjik rinit ve ürtiker) etmemelidir hastalarda aktif mide veya oniki parmak ülseri kullanılabilir olan ilaçların bu gruba arasında çapraz anafilaksi yaratma riski bir alerjik reaksiyon (olabilir göstermektedir.

Notlar: 16 yaşından küçük çocuklara ve emziren annelerde için verilmez. Meli gebelik sırasında kullanılmamalıdır gerekirse. Gebeliğin ilk ve üçüncü trimesterde, özellikle kullanımı ve hasta risklerini daha iyi bir değerlendirme için faydaları getirmek yapılmalıdır. Can Yaşlılarda ilacın eliminasyonu dikkatli, en düşük etkili doz kullanılmalıdır olmalıdır. Kalp yetersizliği ve fonksiyon bozukluğu ve karaciğer fonksiyon böbrek hastalığı olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.

Yan etkiler: karın ağrısı, bulantı, hafif periferal ödem, kulak çınlaması, baş dönmesi ve hafif yan etkiler nadiren ortaya çıkabilir. Çok nadir, saç dökülmesi, hematüri, gastrointestinal kanama ve / veya perforasyon, granülositopeni agranülositozis, alerjik cilt döküntüleri gibi bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri: hidantoin, sulfonamid ya da güçlü proteinlerine, naproksen kişilerde sulfonilüre uyuşturucu gibi bağımlı, uyuşturucu ve protein kendisi bağlarını kesti dozu artırmak için hareket ettirerek etkilerini kullanabilmek için ayarlanabilir olmalıdır. Benzer şekilde, oral antikoagülan tedavi alan düşünülmelidir. kombinasyonda naproksenin önemli ölçüde artmıştır yarı ömrü probenesid ile. Will metotreksat toksisitesi artabilir tübüler sekresyonunu azaltır. Gerektiğini dikkatle kullanılmalıdır. Propranolol ve diğer beta-blokerler kan basıncını düşürücü etkisi. , Bazı non-steroid antienflamatuar ilaçlar olmak inhibe bildirilmiştir furosemid ve Natriüretik etkisi olabilir. naproksen kullanımı 48 saat arasında adrenal fonksiyon testleri önce verilmelidir. 17-ketosteroid testi ve idrar testleri birleştirin sonuçları 5 HIAA etkileyebilir.

Kaynak.7gunsaglik.com.tr

Zeytinyağı Kabızlığa İyi Geliyor ve Önlüyor

Kabızlık çekenlere zeytinyağı öneriliyor. Peki zeytinyağı başka nelere iyi geliyor? Anne sütüne nasıl etki eder, cinselliği nasıl yönlendirir?

* İki aydır kabızlık çekiyorum? Nasıl beslenmeliyim?
Önce iç hastalıkları uzmanına muayene ol. Yine de ilaç dışı uygulamalar çok önemli. Pilavın bulgur olsun. Sofrada mutlaka salata, içinde zeytinyağı olsun. Yoğurda keten tohumu, fasulye, nohut taneleri ekleyin. Ara öğünlerde kayısı, incir veya siyah kuru erik yiyin ya da badem, ceviz tercih edin. Meyve parçaları yiyin. Günde ortalama 10 bardak su için.

* Bebeğimi emziriyorum. Ama işe başlayacağım. Sütümü sağıp vermem gerekiyor. Nelere dikkat etmeliyim?
Önce ellerin dâhil her şeyi temizle. Etiket al. Sağdığın sütün saklama kabına mutlaka tarih etiketi yapıştır. Sağdığın sütü oda sıcaklığında 4 saat, buzdolabında 5-7 gün, buzlukta 2 ay, derin dondurucuda 6 aya kadar saklayabilirsin. Isıtmak için mikrodalga kullanma. Ilık suya daldırarak ısıt. Isıttıktan sonra hafifçe çalkalayarak karıştır. Öğünden sonra artan sütleri at.

* 20 yaşında üniversite öğrencisiyim. Bir sevgilim var. Sevdiğim kızın elini ilk kez tuttuğumda önce heyecanlandım sonra boşaldım. Çok utanıyorum. Bir hastalığım olabilir mi acaba?
Hasta mısın bilmiyorum. Ama hassassın. Kaygı, korku, utanma, mahcubiyet bir arada bu gibi durumlara neden olabilir. Karşı cinse karşı duygusal olumlu hisler beslemek kadar cinsel olarak o cinsten etkilenmek de doğal. Ancak her halin normali, azı, çoğu olduğu gibi bu halinde hastalık derecesinde farklı olup olmadığı muayenesiz anlaşılmaz. En azından üroloji ile görüş.

* Açlığa dayanamıyorum. Aç kaldığımda sürekli elim ayağım titriyor. Doktora gittim. Şeker yükleme testi istedi. Şeker hastası mı oldum?
Hayır. Şeker hastası olma diye tedbir almak için doktorun bu testi istemiş. Çeşitli şekillerde yapılan bu testler kan şekerinin ayarlanmasında ki farklı bozuklukları da gösterir. Örneğin gizli şeker yükselmesi öncesindeki yemek yeme özellikle şekerli yemek yeme sonrasında ortaya çıkan açlık hali, kan şekerinin düşmesi hali, kan şekerinin yükselmemesi hali gibi durumları da gösterebilir. Yani şeker hastalığına doğru gidip gitmediğini öğrendiğimiz bir test bu. Yaptır.
Kaynak.7gunsaglik.com

Sigara İçmek Erkeklerde Göğüs Şişkinliği Yapar mı?

Genelde uyuşturucu madde bağımlısı kişilerde görülen bu durum sigarayla kilo alan erkeklerde de görülüyor.

Sigara içen erkeklerde önce karın bölgesi yağlanıyor daha sonra göğüsler çıkmaya başlıyor. Yapılması gereken tek şey ise sigarayı bırakmak. Jinekomasti cerrahisi yani meme küçültme operasyonu geçiren erkekler bile var. 25 ila 45 yaşlarındaki erkekleri bu durum %41 oranında etkiliyor.

Ergenlik dönemindekileri %60 oranında, 50 yaş ve üzerindekileri ise %65-70 oranında etkileyebiliyor. Estetik plastik cerrahi ameliyatları artık erkeklerde meme küçültme amaçlı da yapılıyor. Jinekomasti testosteron ve östrojen arasındaki bir hormon dengesizlikten kaynaklan göğüs büyümesi durumunda uygulanan meme küçültme tekniğidir.

Oluşan fazla meme dokusu alınır. Esrar, nikotin gibi aktif maddelere maruz kalan bu hormonlar yavaşça yağlanarak büyümeye başlar. Testosteron seviyeleri azalırken yağlanmayla beraber göbek ve göğüsler şişmeye başlar. Sigara içen erkeklerde bu durumların sıkça yaşandığı hastane kayıtlarına bakılarak belirtilmektedir..Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Çocuklara Özel Sağlıklı Kahvaltı Önerileri

Kahvaltının tatmin edici ve besleyici olması çocuklar için daha da önemlidir.

Süt, meyve, tam tahıllı ekmek ya da yulaf gevreği gibi sağlıklı tercihlerden yana olunmalıdır. Fıstık yağı, ayçiçek yağı, badem yağı ya da az miktarda tereyağı ile tam tahıllı sandviç ya da hafif gözleme yapılabilir. Kuru üzüm ve meyve de tüketilebilir. Limonlu ve mangolu vanilyalı yoğurt ya da dondurma karışımı ile tahıllı gevrek karışımı da çocukların hayır diyemeyeceği sağlıklı seçeneklerdendir. Sıcak süt ve kakao karışımı çikolatalı süt de iyi bir seçimdir.

Kepekli tahıllar ve dondurulmuş meyveler çocukların sevdiği sağlıklı seçeneklerdendir. Sevdikleri meyveleri güzelce doğrayın ve tereyağda pişmiş yumurtayı kahvaltıda yedirin. Yağ miktarı çok az olmalı. Muz, vanilya ve süt karışımını mikserde çırpın. Buna da bayılır. Kalsiyum ve D vitamini ile C vitamini alması için portakal suyu iyi fikirdir.

Bir dilim küçük pizza da verilebilir. Peynir ve salamdan oluşan sandviç, mantarlı, çedar peynirli ev yapımı pizzaya hayır diyemez. Kepekli simit, ceviz, sütlü meyveli gevrek de çocuk menüsüne dahildir. Az yağ, şeker ve tuz kullanın. Hamur işine fazla ağırlık vermeden güzel bir çocuk kahvaltı menüsü oluşturun.

Bazı Diyabet İlaçları Kadınlarda Kanser Riskini Önlüyor

Tip 2 diyabeti önleyen ve tedavi eden ilaçlar kadınlarda kansere karşı koruyucu mu?

İnsülin salgılatan diyabet ilaçları kanseri yenmeye yardımcı oluyor. Kas, yağ ve karaciğerin insülin duyarlılığı incelenmiş ve organ sağlığını bu ilaçların olumlu etkilediği hatta kanserden koruduğu görülmüştür. İnsülin salgılatarak pankreas beta hücrelerini uyararak kan şekerini düşürmeyi hedefler.

%21 oranında kadını diyabet ilaçları kanserden korumuştur. İlaç etkileşimine göre bu oran %32 ye de çıkabilmekte. Erkeklerde anlamlı ve etkili bir fark gözlemlenememiştir. Bu etki daha çok kadınlarda görülmektedir. Diyabet, obezite ve metabolizma araştırmalarında bu konu irdelenmiştir. Bu çalışmaya göre insülin direncinin artırılması öenmlidir..Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

Gen Tedavisi Lösemiye Umut Işığı Olacak


Ön araştırmalara göre gen tedavisi lösemiye ve diğer kan kanseri türlerine kurtarıcı umut ışığı olacak.

New Orleans deneysel tedavi merkezinde bu çalışmalar yürütülmüştür. Kanser hücrelerini hedefleyen bu tümör yıkıcı işlemde kan hücreleri görev alacak. Hastaya ait bir kan hücresi alınarak uzmanlar tarafından bir atak hücresine dönüştürülecek. Bir bakıma gensel bir oynama yapılacağından sürecin adı gen terapisidir.

Kan ve kemik iliği kanser türlerine kesin hedef koyan gen terapisinde kötü hücre örnekleri kendilerine saldıracak şekilde dönüştürülüyor. İlk çalışmalarda 19 kişi kanserden kurtarıldı. Hatta bir kısmı ölüm riski taşıyan ve durumları ağır olan kanser hastaları bile kurtarılabildi. Çalışmalarda bağışıklık sisteminin bir parçası olan T yani beyaz kan hücreleri alınmıştır. Hastanın kanı filtre edilmiştir. Bu infüzyon işlemleri 3 gün boyunca sürmüştür ve kanserli hücreler yok edilmiştir.  .Kaynak.7gunsaglik.com.tr,

HDL Düzeyini Arttırmak

Özellikle bayanların yapılan araştırmalar sonucu HDL oranlarının düşük olduğu saptanmıştır.Budurum çoğunlukla genetik faktörlerle doğru orantılıdır.

Yapılan araştırmalar Türk insanlarının özellikle de kadınların HDL düzeylerinin genetik olarak düşük olduğunu göstermiş.

Fakat yaşam tarzınızda değişiklikler yaparak HDL düzeyinizi artırabilirsiniz.

1. Düzenli egzersiz yapınız.

2. Sigara içmeyin.

3. Fazla kilolarınızı verin.

4. Trans yağlardan uzak durun. Bir gıdanın içeriğinde ‘’kısmen hidrojenize yağ’’ yazıyorsa, o gıdada trans yağ içermektedir. İşlenmiş gıdalarda ve hazır kızartılmış gıdalarda trans yağ bulunmaktadır.

5. Omega 3 bakımından zengin olan yiyecekler (somon balığı gibi) , zeytinyağı ve lifli gıdalar tüketin.

6. Akdeniz tarzı beslenin (zeytinyağı, tam tahıllar, meyve ve sebze ağırlıklı besinler)
Kaynak.7gunsaglik.com.tr

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...